(4721 S. K. m. 732)
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarda gün ve numarası yazılı önalım davasına dair karar davacı tarafından süresi içerisinde temyiz edilmiş olmakla dosyadaki tüm kağıtlar okunarak gereği görüşülüp düşünüldü.
Uyuşmazlık, önalım hakkına konu edilen payın iptali ile davacı adına tesciline ilişkindir. Mahkemece davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1- Dosya kapsamına, toplanan delillere, mevcut deliller mahkemece takdir edilerek karar verilmiş olmasına ve takdirde de bir isabetsizlik bulunmamasına göre temyiz eden davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Davacı vekilinin vekalet ücretine ait temyiz itirazlarına gelince; Önalım hakkı paylı mülkiyet hükümlerine tabi taşınmazlarda payın üçüncü şahsa satılması halinde, sair paydaşa o payı öncelikle satın alma hakkını veren bir haktır. Bu hak paylı mülkiyet ilişkisi kurulduğu anda doğar ve o payın üçüncü kişiye satılması ile kullanılabilir hale gelir. Önalım hakkının kullanılmasıyla bu hakkı kullanan paydaş ile alıcı arasında kapsam ve şartları satıcı ile davalı arasında yapılan sözleşmenin aynı olan bir satım ilişkisi kurulmuş olur. Önalım bedeli tapuda gösterilen satış bedeli ile davalı tarafından ödenen harç ve masrafların toplamından ibarettir. Olayımıza gelince; davalı, davacının da paydaşı bulunduğu 746 No'lu parselde önalım hakkına konu edilen 16/48 payı taşınmazın sair paydaşlarından Naci ve Sezai Kaya'dan 05.05.2003 gününde 5.000.000.000 TL bedelle satın almıştır. Davalı tapuda dava konusu edilen payın değeri 5.000.000.000 TL olarak gösterilmiş ise de, gerçek satış bedelinin 21.000.000.000 TL olduğunu ve satış bedelinde muvazaa bulunduğunu savunmuş ise de, satış sözleşmesinin tarafı olan davalının satış bedelinin tapuda gösterilen miktardan fazla olduğu savunması dinlenemez. Davalı yapmış olduğu sözleşme ile bağlı olup bunun aksini savunma ve kanıtlama olanağından yoksundur. Bu itibarla önalım bedeli ve dolayısıyla dava değeri yukarda açıklandığı üzere tapuda gösterilen 5.000.000.000 TL satış bedeli ve tapu harç ve masraflarından ibarettir. Mahkemece davanın reddine karar verildiğine göre bu bedel üzerinden davada kendisini vekille temsil ettiren davalı lehine Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince nispi vekalet ücreti takdir edilmesi gerekirken yazılı biçimde vekalet ücretine hükmedilmesi hatalı görüldüğünden kararın vekalet ücretine hasren bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda 1 no'lu bentte yazılı sebeplerle davanın reddine ait hüküm kısmının ONANMASINA, yukarıda 2 no'lu bentte yazılı sebeplerle kararın davacı lehine vekalet ücretine hasren BOZULMASINA, istem halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 18.10.2005 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy