(6570 S. K. m. 7) (2004 S. K. m. 274, 275)
Dava: Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan itirazın iptali davasına dair karar davacı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup, gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Dava itirazın iptali, takibin devamı ve inkar tazminatının tahsili istemine ilişkindir. Mahkemece davanın reddine karar verilmiş, hükmü davacı vekili temyiz etmiştir.
Dosya kapsamına, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerekçelere göre davacının inkar tazminatı isteminin reddedilmesinde bir usulsüzlük bulunmamaktadır.
Ancak; davacı vekili, davalının yazılı taahhüt gereği kiralananı 15.07.2004 tarihinde boşaltması gerekirken boşaltmadığını, aleyhine 12.08.2004 tarihinde takip yaptıklarını, davalının takibe itiraz ile takipten sonra 21.08.2004 tarihinde kiralananı tahliye ettiğini bildirerek her ne kadar tahliye istemi konusuz kalmış ise de icra takip harçları, icra giderleri ve vekalet ücreti yönünden itirazın iptali ile takibin devamı ve inkar tazminatının tahsili talep etmiş, davalı vekili kiralananı süresinde tahliye ettiklerini, sözleşme ile verilen taahhüt geçersiz olduğundan davanın reddini savunmuştur.
Taraflar arasındaki 15.12.2003 başlangıç tarihli yedi ay süreli kira sözleşmesinin 7. maddesinde "Daha önceden beri içerisinde oturmakta olduğumuz bu işyerini 15.07.2004 tarihinde kayıtsız şartsız tahliye edeceğimizi kabul ve beyan ederiz" ifadesi ile davalının yazılı taahhütte bulunduğu, davacı tarafından yasal sürede bu taahhüde dayalı İcra takibi yapıldığı uyuşmazlık konusu değildir. Gerek taahhüt niteliğindeki kira sözleşmesinin 7. maddesindeki ifade biçiminden gerekse sözleşmenin 4. maddesindeki "...15.12. 1995'de kiralanan bu dükkanın ..." ifadesinden davalının 15.12.1995 tarihinden beri kiracı olduğu ve yenilenen sözleşme ile verilen taahhüdün geçerli bulunduğu anlaşılmaktadır. Bu durumda davalı İcra takibine sebep olduğundan itirazın iptaline karar vermek gerekirken, yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Hüküm bu nedenle bozulmalıdır.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile HUMK'nun 428. maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 20.10.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy