(818 S. K. m. 260, 288) (1086 S. K. m. 344)
Dava: Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı alacak davasına dair karar davacı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Uyuşmazlık, kira alacağı ve telefon parasının tahsiline ilişkindir. Mahkemece davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı vekili, dava dilekçesinde, davalıların müvekkiline ait taşınmazda 1998 yılı öncesinden beri oturmakta iken taşınmazı 1.9.2002 tarihinde boşalttıklarını, bir kira bedeli de ödemediklerini geriye doğru 1.9.2002 tarihinden itibaren her yılın kira bedeli emsal kiralara göre 1000 Euro hesabıyla 3000 Euro karşılığı 5.340.000.000 TL kira ve davacıya ait telefonla yapılan 897.372.328.-TL'lik konuşma bedelleri borçlarının bulunduğunu belirterek davalılardan toplam 6.247.372.000.-TL'nin tahsilini talep etmiştir. Davalılar vekili,tarafların akraba olup aralarında bir kira sözleşmesinin bulunmadığını, davacıya ait evde eve göz kulak olması karşılığında sadece davalı Seher Ç.'ın kaldığını, onun da evin sadece bir odasını kullandığını, diğer odalarda davacının eşyalarının bulunduğunu, 1994-1998 yıllarında söz konusu evde bu koşullarda kalan davalı Seher Ç.'ın 1998 yılında çalıştığı hastanenin lojmanına taşındığını, ortada kira alacağı olsa bile zamanaşımına uğradığını, diğer davalıların taşınmazı hiç kullanmadıklarını belirterek davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
Davacı, davalılardan kira alacağı talep etmesine karşın yazılı bir kira sözleşmesi sunamamıştır. Davalı yan ise taraflar arasında kira ilişkisi bulunduğu iddiasını kabul etmemektedir. Dava dilekçesinde belirtilen yıllık kira bedeline göre kira ilişkisinin varlığının ve kira miktarının BK'nun 288 ve devamı maddeleri gereğince davalı tarafın onayı olmadıkça tanıkla kanıtlanması mümkün değildir. Davalı taraf da 24.3.2005 tarihli oturumda tanık dinlenmesine muvafakat etmemiştir. Ancak davacı vekili 7.2.2005 tarihli delil listesinin D bendinde delil olarak aynı zamanda yemin deliline de dayanmıştır. Bu durumda mahkemece davacıya kira ilişkisi ve kira miktarı yönlerinden davalı tarafa yemin teklif etme hakkı hatırlatılarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde noksan inceleme sonucu hüküm kurulması hatalı görüldüğünden kararın bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile HUMK. nun 428. maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 22.11.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy