(4721 S. K. m. 2, 732, 733, 734)
Dava: Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı önalım davasına dair karar davacı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Dava, önalım hakkı nedeniyle payın iptali ve tescile ilişkindir.
Mahkemece davanın reddine karar verilmiş, hükmü davacı vekili temyiz etmiştir.
Davacı vekili müvekkilinin İsali mevkii 1637 parselde paydaş olduğunu, davalı payının önalım hakkı nedeniyle iptali ve müvekkili adına tescilini talep etmiştir. Davalı davacının satıştan haberi olduğunu, arazinin fiilen taksim edilip herkesin yerinin belli olduğunu davanın reddini savunmuştur.
Önalım hakkı paylı mülkiyet hükümlerine tabi taşınmazlarda bir paydaşın payını 3. kişiye satması halinde diğer paydaşlara bu satılan payı öncelikle satın alma yetkisini veren bir haktır. Olayımızda davacı kayden paydaş olup, bu payını satmak üzere davalının eşi olan M. Ergün B.'ya vekaletname vermiş olması ve daha sonra davacının bu payının harici satıma konu yapılması davacının yasadan kaynaklanan önalım hakkını kullanmasını etkilemez. Davalıya satılan pay başka bir paydaşın payı ile ilgili olup, satış 24.12.2002 tarihlidir. T.M.K. nun 733/son maddesi gereğince bildirim yükümlülüğü yerine getirilmediğinden 7.7.2003 tarihinde açılan dava süresindedir. Bu şekilde davanın açılıp yürütülmesinde bir usulsüzlük bulunmamaktadır. Davacının payını satmak üzere davalının eşine vekaletname vermesinin mahkemenin hükmüne dayanak yaptığı T.M.K. nun 2. maddesinde öngörülen dürüstlük kuralı ile bağdaşmayacağı görüşüne katılmakta mümkün değildir.
Öte yandan davalı taşınmazın eylemli kullanma biçiminin belirlendiği yolunda savunmada bulunmuş ise de dosya içeriğine göre eylemli bölünme de kanıtlanamamıştır. Paydaşlardan Ozan Kara'nın davalı kesim dışındaki kısmı kullanması taşınmazın paydaşlar arasında taksim edildiğini göstermez. Mahkemece davacıya yasal sürede açılan dava nedeniyle önalım hakkının kullandırılması bu amaçla tapuda gösterilen satım bedeli ile bu satım nedeniyle alıcı tarafından yapılan tapu giderleri toplamı olan önalım bedelinin yatırılması için süre tanınması ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile davanın reddi doğru olmadığından hükmün bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacının temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün BOZULMASINA ve istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 01.12.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy