(818 S. K. m. 451) (4721 S. K. m. 732, 733/3) (6762 S. K. m. 321)
Dava: Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı önalım davasına dair karar davacı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Uyuşmazlık, önalım hakkına konu edilen payın iptali ile davalı adına tesciline ilişkindir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı vekili, dava dilekçesinde, müvekkilinin paydaşı olduğu 110 No'lu parselde davalının 15/32 pay satın aldığını haricen öğrendiğini, önalım hakkını kullanmak istediğini belirterek davalı adına kayıtlı payın iptali ile davacı adına tescilini talep etmiştir. Yargılama sırasında Selman T. vekili 11.2.2005 tarihli dilekçesi ile önalım bedelinin depo edilmesi şartıyla davayı kabul ettiklerini, ancak davacıya önalım hakkının kullanılması için noterden ihtarname gönderildiğini, bu ihtarname doğrultusunda davayı kabul ettiklerini belirterek, vekalet ücreti ve yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasını istemiştir.
Önalım hakkı paylı mülkiyet hükümlerine tabi taşınmazlarda bir paydaşın taşınmaz üzerindeki payını kısmen veya tamamen üçüncü bir kişiye satması halinde diğer paydaşlara bu satılan payı öncelikle satın alma yetkisi veren bir haktır. Bu hak paylı mülkiyet ilişkisi kurulduğu anda doğar ve satışın yapılmasıyla da kullanılabilir hale gelir.
Önalım hakkı alıcıya karşı ancak dava açmak suretiyle kullanılır. Türk Medeni Kanunu'nun 733/3.maddesi hükmüyle yapılan satışın alıcı veya satıcı tarafından diğer paydaşlara noter aracılığıyla bildirme yükümlülüğü getirilmiştir.
Önalım hakkı satışın hak sahibine bildirildiği tarihin üzerinden üç ay ve her halde satışın üzerinden iki yıl geçmekle düşer. Bu süre hak düşürücü süre olup mahkemece kendiliğinden göz önünde bulundurulması gerekir.
Olayımıza gelince; dava konusu edilen payın ilişkin bulunduğu 110 No'lu parselde 15/32 pay, taşınmazın paydaşlarından İsmail Darıcı tarafından 29.12.2004 tarihinde T. Süt Ürünleri San. ve Tic A.Ş'ye satılmış, davacı da 27.1.2005 tarihinde süresi içinde açtığı işbu dava ile önalım hakkının tanınmasını istemiştir. Dava konusu edilen payı adı geçen şirket satın almasına rağmen dava dışı Selman T. vekili 11.2.2005 tarihli dilekçesi ile davayı kabul ettiklerini bildirmiş, davayı Selman T. kendi adına takip etmiştir. Ancak mahkemece anılan şahsın davalı şirketin yetkili temsilcisi olup olmadığı üzerinde durulmamış, bu husus Ticaret Sicil Memurluğu'ndan araştırılmamıştır. Bu itibarla davalı şirketi temsile yetkisi olduğu dosya kapsamından anlaşılamayan şahsın ve vekilinin kabul beyanı üzerine yazılı şekilde hüküm kurulması hatalı görüldüğünden kararın bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile HUMK. nun 428. maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA ve bozma nedenine göre davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, 29.11.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy