(4721 S. K. m. 732)
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarda gün ve numarası yazılı önalım davasına dair karar davacı tarafından süresi içerisinde temyiz edilmiş olmakla dosyadaki tüm kağıtlar okunarak gereği görüşülüp düşünüldü.
Uyuşmazlık, önalım hakkı sebebiyle payın iptali ve tescil istemine ilişkindir. Mahkemece eylemli bölünme ve objektif değer artımının belirlenmesi amacıyla mahallinde keşif yapılması için davacıya verilen önelin yerine getirilmemesi sebebiyle davanın reddine karar verilmiş, hükmü davacı vekili temyiz etmiştir.
Satış tarihi itibariyle uyuşmazlığın yürürlükten kaldırılan Medeni Yasanın hükümlerine göre çözümlenmesi gerekir. Dava konusu taşınmazlarda pay satımı 12.03.1992 gününde yapılmış olup, dava kanuni sürede 18.03.1992 gününde açılmıştır. Bu biçimde davanın açılıp yürütülmesinde bir usulsüzlük bulunmamaktadır. Davacı başlangıçta gerçek satış bedelinin akit tablosunda yazılı bedel olmayıp, 25.000.000.-TL olduğunu ileri sürerek harç yatırmış, ne var ki 26.12.1996 günlü oturumda bedelde muvazaa iddiasından vazgeçtiğini bildirmiştir. Davalı objektif değer esasına göre bedelin belirlenmesini talep etmiş ise de dava satış tarihi itibariyle kanuni sürede açıldığından bedelin objektif değer esasına göre belirlenmesine olanak yoktur. Bu halde önalım bedeli tapuda gösterilen satış bedeli olan 60.000.000.-TL ve bu satış bedeli sebebiyle yapılan tapu harç ve masraflarının toplamından ibarettir. Ancak davalı yargılama aşamasında taşınmazların paydaşlar arasında taksim edildiğini ve eylemli kullanma biçiminin belirlendiğini beyan etmiş, bu amaçla davalı tanıkları dinlenmiştir. Ne var ki eylemli kullanma savunması üzerine mahkemece davacıya mahallinde keşif yapılması için önel verilmiş, davacı verilen süre içinde keşif giderlerini yatırmadığından davanın reddine karar verilmiştir.
Eylemli paylaşma savunmasında bulunan davalının bu savunmasını tanık dahil her türlü delille kanıtlaması icap eder. Bu amaçla yapılacak keşif giderlerinin tümünün davalıya yükletilmesi ve önelin de davalıya verilmesi gerekir. Kanıtlama yükü kendisinde olmayan davacıya keşif giderlerinin yükletilmesi doğru değildir. Mahkemece eylemli paylaşma savunmasının kanıtlanması için mahallinde keşif yapılması, bu amaçla davalıya önel verilmesi dinlenmeyen taraf tanıkların dinlenmesi ve varılacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, yazılı biçimde davanın reddine karar verilmesi doğru olmadığından kararın bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Davacının temyiz isteminin kabulü ile hükmün BOZULMASINA, istem halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 15.12.2005 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy