(818 S. K. m. 260)
Dava: Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı tahliye-alacak davasına dair karar davacı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Karar: Dava temerrüt nedeniyle kiralananın tahliyesi ve kira alacağının tahsili istemine ilişkindir. Mahkeme davanın reddine karar vermiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1- Dosya kapsamına, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerekçelere özellikle kira sözleşmesindeki birden çok kiralayanlar arasında zorunlu dava arkadaşlığı bulunduğundan davacının tek başına tahliyeyi isteyemeyeceğine, dava hakkının kullanılmasındaki bu eksikliğin sonradan giderilmesi mümkün ise de, temerrüt ihtarnamesindeki eksikliğin sonradan giderilmesi mümkün bulunmadığından hukuki sonuç doğurmayan ihtarnameye dayanılarak dava açılamayacağına göre davacı vekilinin tahliye davasının reddine ilişkin temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Kira alacağı isteminin reddine ilişkin temyiz itirazlarına gelince; Taraflar arasındaki diğer uyuşmazlık kiralananın tahliye ve teslim edilip edilmediği ve buna bağlı olarak kira alacağı bulunup bulunmadığı noktasındadır. Uyuşmazlık konusu yapılmayan kira sözleşmesi 1.5.2001 başlangıç tarihli ve 3 yıl sürelidir. Davalı kiracı 7.1.2004 keşide tarihli ihtarname ile akdi feshettiğini kiralayanlar vekili olan davacıya bildirdiğini, sonra ki ihtarnameye rağmen davacının teslim almaktan kaçındığını, sonunda kiralanan dershane olarak kullanıldığından anahtarların 6.7.2004 tarihinde Çiftlikköy Milli Eğitim Müdürlüğü'ne teslim edilip bu durumunda davacıya iletildiğini böylece tahliye teslimin gerçekleştiğini bu nedenle kira bedellerinin ödenmediğini savunmuştur. Davalı dava konusu taşınmazın tahliye tarihini ve anahtarı teslim ettiğini yasal delillerle kanıtlamak zorundadır. Davalı kiralananın anahtarlarının 6.7.2004 tarihinde dava dışı İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü'ne teslim edildiğine ilişkin yazılı bir belge ibraz etmiş ise de, kiralayanların kaçınması halinde teslim notere veya tevdi mahalline yapılmadığından bu teslim yasanın aradığı anlamda usulüne uygun bir teslim olarak kabul edilemez. Kiracı davalı tahliye ve anahtar teslimi edimini usulüne uygun olarak yerine getirmediğinden davalının yaptırdığı tesbitte kiralanan boşaltılmış olduğunun anlaşılması da kiralananın tahliye ve teslim edildiği anlamına gelmez. Bu durumda taraflar arasındaki kira sözleşmesi 1.5.2004 tarihinde kendiliğinden yenilenmiş olup yürürlüktedir. Kira sözleşmesinde kiralayanlar arasında bulunan ve davayı kendi adına açan Halim Tunç tek başına tahliye isteyemez ise de birlikte kiraya verilen bürolardan 28/100 arsa paylı ikinci kat 10 nolu bağımsız bölümün maliki de bulunduğundan payına düşen kira bedelini talep edebilir. Aylık kira miktarında bir uyuşmazlık bulunmadığına, dava tarihi itibariyle istenen Temmuz, Ağustos, Eylül 2004 ayları kira bedelleri ödenmediğine göre mahkemece davacının payına isabet eden kira bedeli tespit edilip bu miktarın davalıdan tahsiline karar verilmesi gerekirken yazalı gerekçe ile kira alacağı isteminin reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır.
Sonuç: Yukarıda 1.bentte yazılı nedenle hükmün tahliye davasının reddine ilişkin kısmının ONANMASINA, 2.bentte yazılı sebeple kira alacağının reddine ilişkin kesiminin BOZULMASINA ve onanan kısım için istek halinde aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene iadesine 25.10.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy