(818 S. K. m. 256/2)
Dava: Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan tahliye davasına dair karar davalı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşüp düşünüldü:
Karar: Dava akde aykırılık nedeniyle kiralananın tahliyesi ve dörtyüzseksenüç milyon Lira ( 483.000.000.- TL ) tazminatın tahsiline ilişkindir. Mahkemece fena kullanma nedeniyle kiralananın tahliyesine ve tazminatın kısmen tahsiline karar verilmiş ve hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1- HUMK'nun 14.07.2004 tarih, 5219 Sayılı Kanunla değişik 427. maddesi ve Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 02.03.2005 tarih ve 9-82 Esas ve 126 Karar sayılı ilamı uyarınca temyiz konusu alacak hüküm tarihinde 1.000.000.000.-TL'nin altında bulunduğundan hükmün kesin olması nedeniyle davalı vekilinin tazminatın kısmen tahsiline dair temyiz istemi yerinde değildir.
2- Borçlar Kanunu'nun 256. maddesi hükmü uyarınca kiracı kiralananı kira süresi boyunca tam bir ihtimam dairesinde kullanmak zorundadır. Anılan madde hükmü gereğince akde aykırılıktan dolayı kiracının tahliyesine karar verilebilmesi için kiracıya akde aykırı davranışına son vermesi hususunda kiralayan tarafından süreli bir ihtar tebliğ ettirilmesi ve tanınan bu süre içerisinde de akde aykırılığın giderilmemiş olması gerekir. Kiralananın açıktan fena kullanılması durumunda akde aykırılığın giderilmesi amacıyla kiracıya ihtar gönderilmesine gerek yoktur.
Olayımıza gelince; davacı vekili, dava dilekçesinde 01.12.2003 tarihli sözleşme ile dava konusu işyerinin davalıya lokanta olarak kiralandığını, davalının izin almadan ve sözleşmenin 2. maddesine uymaksızın dükkanın arka duvarını ve kirişlerini kırarak dükkanı tahrip ettiğini, özellikle kirişlerin kırılmasının binaya önemli zarar verdiğini, mahkemece 2004110 D. İş dosyasıyla yapılan tespitte hasarın belirlendiğini belirterek sözleşme hükümlerine aykırı davranıştan dolayı davalının tahliyesini istemiştir. Davalı davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece davalının yaptığı bu esaslı değişikliğe davacının rızasının bulunmadığı ve kiracının kötü niyetli davranışı ile kiralananın duvarını yıkarak zarar vermiş olmasının B.K. 256/2. maddesi anlamında fena kullanma ve kira sözleşmesine aykırılık olduğu belirtilerek kiralanandan tahliyesine karar verilmiş ise de; 2004/10 D. İş dosyasında yaptırılan tespitte bilirkişilerce verilen raporda; davalının yıktırdığı söylenen arka cephedeki duvar aynı zamanda bu yere bitişik dükkanın da ara duvarı olup, bu duvarın yıkılmasının mevcut kolonlar, sarkık kirişler ve betonarme plak döşemede hasar meydana getirmediği belirtilmiştir. Bu durumda akde aykırılık teşkil ettiği ileri sürülen hususların süreli ihtarla giderilmesinin davalıdan istenmesi ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi doğru değildir.
Hüküm bu nedenle bozulmalıdır.
Sonuç: Yukarıda 2. bentte açıklanan nedenle temyiz itirazlarının kabulü ile HUMK'nun 428. maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 19.09.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy