(1086 S. K. m. 38, 73) (7201 S. K. m. 29) (Tebligat Tüzüğü m. 47)
Dava: Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan paydaşlığın giderilmesi davasına dair karar davalılardan E tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla dosyadaki bütün kağıtlar okunup, gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Uyuşmazlık, bir adet taşınmazın paydaşlığının giderilmesine ilişkindir. Mahkemece satış kararı verilmiş, hüküm davalı E vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Paydaşlığın giderilmesi davaları paylı veya elbirliği mülkiyetine konu taşınır veya taşınmaz mallarda paydaşlar arasında mevcut birlikte mülkiyet ilişkisini sona erdirip ferdi mülkiyete geçmeyi sağlayan, iki taraflı, taraflar için benzer sonuçlar doğuran davalardır. Bu davalarda davalı da davacı gibi aynı haklara sahiptir.
Paydaşlığın giderilmesi davasını ortaklardan biri veya birkaçı diğer paydaşlara karşı açar. Davada bütün paydaşların yer alması zorunludur. Paydaşlardan veya ortaklardan birisinin ölmesi halinde alınacak mirasçılık belgesine göre mirasçılarının davaya katılmaları sağlanmalıdır. Bu şekilde taraf teşkili sağlandıktan sonra işin esasının incelenmesi gerekir.
Olayımıza gelince; dava konusu edilen 8 no'lu parselin paydaşlarından Ş.Y., EY., Ş.A., Ü.Ç., Z.Ü., M.Ö., ş.ü., EY., H.Y., Z.Y., EB., H.A.B., E.K., H.B., Y.T., R.S., S.S., N.A., A.A. ve M.A. adlarına çıkarılan dava dilekçesinin tebliğ edilememesi üzerine ilanen tebligat yapılmış ise de Tebligat Kanunu'nun 29/2 ve Tebligat Tüzüğü'nün 47/2. maddesi hükmü gereği tebliğ olunacak evrak ve ilan suretinin bir ay süreyle mahkeme divanhanesinde askıya çıkarılması gerekirken, kararın verilmesinden sonra ve bir ay yerine 19.07.2005 - 04.08.2005 tarihleri arasında mahkeme divanhanesine asılması nedeniyle anılan davalılara dava dilekçesinin usulüne uygun olarak tebliğ edildiği kabul edilemez. Bu durumda adı geçen davalılara dava dilekçesinin usulüne uygun olarak tebliğ olunması, taraf teşkilinin sağlanması ve ondan sonra işin esası hakkında bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması hatalı görüldüğünden kararın bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile HUMK'nun 428. maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 20.09.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy