(4721 S. K. m. 732)
Dava: Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda gün ve numarası yazılı önalım davasına dair karar davacı-davalılar tarafından süresi içerisinde temyiz edilmiş olmakla dosyadaki tüm kağıtlar okunarak gereği görüşülüp düşünüldü.
Karar: Dava, önalım hakkına konu edilen payın iptali ile davacı adına tesciline ilişkindir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davacı vekili ve davalılar vekili tarafından ayrı ayrı temyiz edilmiştir.
1- Dosya kapsamına, toplanan delillere, mevcut deliller mahkemece takdir edilerek karar verilmiş olmasına ve takdirde de bir isabetsizlik bulunmamasına ve davalı İbrahim Ayhan Şancı'nın isminin karar başlığında İbrahim Aycan olarak yazılmasının yazım hatasından kaynaklandığının anlaşılmasına göre temyiz eden davacı vekilinin bütün ve davalılar vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Davacı vekili, dava dilekçesinde, müvekkilinin 6 No'lu parselin paydaşlarından olup davalıların sair paydaşların paylarını 15.11.2002 gününde 16.000.000.000 TL bedelle satın aldıklarını, ancak tapuda bedelin önalım hakkının kullanılmasını önlemek için 45.000.000.000 TL olarak gösterildiğini, davacının önalım hakkını kullanmak istediğini belirterek davalılar adına kayıtlı payların iptali ile davacı adına tescilini talep etmiştir. Davalılar, taşınmazın değerli bir yerde bulunduğunu ve ihtiyaçları nedeni ile satın aldıklarını, bedelde muvazaa yapılmadığını, payların 45.000.000.000 TL'ye alındığını, davanın reddini savunmuşlardır.
Davacı önalım bedelinin tapuda gösterilen değerden az olduğunu ileri sürerek bedelde muvazaa iddiasında bulunması halinde bu iddiasını kanıtlamak durumundadır. Davacı bedelde muvazaa iddiasını kanıtlayamaması halinde iddia edilen bedel ile tapuda gösterilen bedel arasındaki fark üzerinden davada kendisini vekille temsil ettiren davalı lehine vekalet ücreti takdiri gerekir. Önalım hakkına konu edilen payların ait bulunduğu 6 No'lu parselde davalılar toplam 7444/8000 payı 5.11.2002 gününde 45.000.000.000 TL bedelle satın almışlardır. Davacı tapuda dava konusu edilen payların değeri 45.000.000.000 TL olarak gösterilmiş ise de gerçek satış bedelinin 16.000.000.000 TL olduğunu ve satış bedelinde muvazaa bulunduğunu iddia etmiş, muvazaa iddiası kabul edilmeyerek tapudaki bedel üzerinden önalım hakkının tanınmasına karar verilmiştir. Bu halde iddia edilen bedel ile satış bedeli arasındaki fark üzerinden davada kendisini vekille temsil ettiren davalı lehine vekalet ücreti takdiri gerekirken, yazılı biçimde karar verilmesi hatalı görüldüğünden hükmün davalılar lehine ve vekalet ücretine hasren bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda 2 No'lu bentte yazılı sebeplerle hükmün davalı lehine ve vekalet ücretine hasren BOZULMASINA, istem halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 24.01.2005 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy