(4721 S. K. m. 732, 733)
Dava: Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı önalım davasına dair karar davalı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Uyuşmazlık, önalım hakkına konu edilen payın iptali ile davacı adına tesciline ilişkindir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1- Dosya kapsamına, toplanan delillere, mevcut deliller takdir edilerek karar verilmiş olmasına, takdirde de bir isabetsizlik bulunmamasına ve taşınmazın taksim edildiği savunmasının kanıtlanamamasına göre temyiz eden davalı vekilinin hükmün esasına yönelik temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Davalı vekilinin önalım bedeline ilişkin temyiz itirazlarına gelince;
Davacı vekili, dava dilekçesinde, müvekkilinin paydaşı olduğu 3201 Nolu parselin paydaşlarından M. Köylüoğlu mirasçılarının taşınmazdaki 1/5 payını 31.10.2002 tarihinde 8.100.000.000 TL bedelle davalıya sattıklarını davacının tapu sicil müdürlüğünden 23.1.2003 tarihinde öğrendiğini, tapuda satış bedelinin önalım hakkının kullanılmasını engellemek için yüksek gösterildiğini, aslında davalının almış olduğu 408 m2 yerin gerçek değerinin 1.000.000.000 TL olduğunu, müvekkilinin belirlenecek gerçek bedel üzerinden önalım hakkını kullanmak istediğini belirterek, davalı adına kayıtlı payın iptali ile davacı adına tescilini istemiştir. Davalı vekili, tarafların akraba olup davacının uzun süredir payını davalıya satmaya çalıştığını, satıştan haberdar olup kötü niyetle dava açtığını, tapuda bedelin yüksek gösterilmediğini, davalının sadece kuru arazi olmayıp satın aldığı kısım içinde ev ve bahçe de bulunduğunu, mülkiyet müşterek olsa da taşınmazda paydaşların kullandığı alanların belli olduğunu belirterek, davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
Önalım hakkı, paylı mülkiyet hükümlerine tabi taşınmazlarda, payın üçüncü şahsa satılması halinde, diğer paydaşlara o payı öncelikle satın alma hakkını veren bir haktır. Bu hak paylı mülkiyet ilişkisi kurulduğu anda doğar ve satışın yapılması ile de kullanılabilir hale gelir. Önalım hakkının kullanılmasıyla bu hakkını kullanan paydaş ile alıcı arasında kapsam ve şartları satıcı ile davalı arasında yapılan sözleşmenin aynı olan bir satım ilişkisi kurulmuş olur. Önalım hakkını kullanan paydaş bu payı satın almak isterken yargılama sırasında önalım bedelini depo etmek zorundadır. Önalım bedeli tapuda gösterilen satış bedeli ve davalı tarafından ödenen harç ve masraflar toplamından ibarettir.
Olayımıza gelince; önalım hakkına konu edilen 3201 nolu parseldeki 1/5 pay tapu paydaşları Kalibe, Hakkı ve Ali Rıza Köylüoğlu tarafından 31.10.2002 tarihinde 8.100.000.000 TL bedelle davalıya satılmıştır. 24.1.2003 tarihinde üç aylık hak düşürücü süre içinde dava açarak önalım hakkını kullanan davacı yargılama sırasında 31.12.2004 tarihinde 8.100.000.000 TL satış bedelini ve 283.000.000 TL harç ve masraflar toplamını iki ayrı makbuzla depo etmiştir. Ne var ki mahkeme davanın kabulüne karar verirken sadece satış bedeli olan 8.100.000.000 TL'nin davalıya ödenmesine hükmetmiş, depo edildiği halde önalım bedelinin ayrılmaz parçası olan davalı tarafından yapılan harç ve masrafların davalıya ödenmesine karar vermemiştir. Depo edilen tüm önalım bedelinin davalıya ödenmesine karar verilmesi gerekirken hüküm fıkrasında önalım bedelinin eksik gösterilmesi hatalı olduğundan kararın önalım bedeline yönelik olarak bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda 2 nolu bentte yazılı nedenlerle hükmün önalım bedeline yönelik olarak BOZULMASINA ve istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine 06.12.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy