(818 S. K. m. 264) (2004 S. K. m. 67)
Dava: Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarda gün ve numarası yazılı itirazın iptali davasına dair karar davalı-davacı tarafından süresi içerisinde temyiz edilmiş olmakla dosyadaki tüm kağıtlar okunarak gereği görüşülüp düşünüldü.
Karar: Uyuşmazlık, kiralananın erken tahliye edilmesinden kaynaklanan altı aylık kira parası tutarında tazminat ve ödenmeyen dört aylık kira parasının tahsiline yönelik icra takibine yapılan itirazın iptal edilmesine ilişkindir. Mahkemece davanın kısmen kabulü ile bir aylık kira parası 837 Euro üzerinden itirazın iptaline, takibin devamına ve %40 tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmiş, hüküm davacı vekili ve davalı vekili tarafından ayrı ayrı temyiz edilmiştir.
1- Dosya kapsamına, toplanan delillere, mahkemece mevcut deliller takdir edilerek karar verilmiş olmasına ve takdirde de bir isabetsiz bulunmamasına göre temyiz eden davacı vekilinin bütün ve davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Davalı vekilinin itirazın iptali ve icra inkar tazminatına ait temyiz itirazlarına gelince;
Davacı vekili, dava dilekçesinde, davalının 1.12.2000 başlangıç günlü ve beş yıl süreli sözleşme ile aylık 1.670 DM bedelle kiracısı olduğu kiralananı Ekim 2002 sonunda gerekçesiz biçimde tahliye ettiğini, tahliyeden önce ödenmeyen Temmuz-Ekim 2002 arası aylar kirasının tahsili için davalı hakkında icra takibi yapıldığını, davalının bu takibe haksız biçimde itiraz ettiğini, ayrıca kiralananın süresinden önce tahliye edilmesi sebebiyle müvekkilinin zarara uğradığını, kiralananın halen kiraya verilemediğini belirterek, dört aylık kira bedeli 3373 Euro ve Borçlar Kanunu'nun 264. maddesi hükmü gereği altı aylık kira bedeli 5.050 Euro tazminatın davalıdan tahsilini, davalının %40 tazminata mahkum edilmesini talep etmiştir. Davalı vekili, sözleşme gereğince kira bedellerine karşılık bono düzenlendiğini, sözleşmenin de Ekim 2002 sonunda karşılıklı anlaşma ile feshedildiğini, davalının oturduğu döneme ait bütün kira bedellerini ödeyip senetlerini geri aldığını, sözleşme karşılıklı feshedildiğinden davacının tazminat hakkının bulunmadığını belirterek, davanın reddini ve davacının %40 tazminata mahkum edilmesini savunmuştur.
Davada dayanılan ve hükme esas alınan 1.12.2000 başlangıç günlü ve beş yıl süreli kira sözleşmesi, aylık kiranın 1.670 DM olduğu ve kiralananın Ekim 2002 ayı sonunda tahliye edildiği konularında taraflar arasında uyuşmazlık bulunmamaktadır. Sözleşmenin arka sayfasına kira dönemi sonuna kadar kira bedellerine karşılık toplam sekiz adet senet verildiği yazılmıştır. Davalı tahliye gününe kadar olan kira bedellerinin ödendiğini ve senetlerin geri alındığını savunmaktadır. Davacı ise kira bedellerine karşı senet alındığını doğrulamakla birlikte icra takibine konu ettiği Temmuz-Ekim 2002 ayları kirasına ait senetleri dosyaya sunamamıştır. Senedin borçlunun elinde olması borcun ödendiğini gösterir. Bu husus mahkemece de kabul edilerek yargılama sırasında yapılan keşif sonucunda düzenlenen bilirkişi raporuna göre kiralananın aynı koşullarla bir ay içerisinde kiraya verilebileceği saptandığından yalnızca tahliyeden sonraki bir aylık makul kiralama süresine ait kira parasının tahsiline hükmedilmiştir. Davacının dava dilekçesindeki talebi, tahliyeden önceki ödenmeyen aylar kirasının tahsili için yapılan icra takibine itirazın iptali ve tahliyeden sonraki dönem için tazminat istemine yöneliktir. Verilen kararda davanın kabul edilen kısmı ise icra takibine konu edilmeyen kiralananın boş kaldığı süredeki bir aylık kiranın tahsiline ilişkindir. Bu halde itirazın iptali isteminin reddi gerekir. Buna bağlı olarak davalının %40 icra inkar tazminatına mahkum edilmesi de hatalıdır. Bu itibarla kararın itirazın iptali ve icra inkar tazminatına yönelik olarak ve davalı yararına bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda 1 No'lu bentte yazılı sebeplerle bir aylık kira parasının tahsiline ait hüküm kısmının ONANMASINA, yukarıda 2 No'lu bentte yazılı sebeplerle icra inkar tazminatına ait hüküm kısmının BOZULMASINA ve onanan kısım için istem halinde fazla yatırılan aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden davacıya iadesine, bozulan kısım için istem halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz eden davalıya iadesine, 06.12.2005 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy