(6570 S. K. m. 7)
Dava: Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı tahliye davasına dair karar davacı tarafından süresi içinde duruşmalı olarak istenilmiş ancak işin niteliği itibariyle duruşmaya tabi olmadığından duruşma isteğinin reddine karar verildikten sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Uyuşmazlık, iş yeri ihtiyacı nedeniyle kiralananın tahliyesine ilişkindir. Mahkemece davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili temyiz edilmiştir.
Davacı vekili, dava dilekçesinde, müvekkilinin davalının kiracısı olduğu taşınmaza iş yeri olarak ihtiyacının bulunduğunu, burada konfeksiyon ticareti yapacağını, ihtiyaç durumunun davalıya ihtarname ile bildirilmesine rağmen sonuç alınamadığını belirterek davalının kiralanandan tahliyesini talep etmiştir. Davalı vekili, ihtiyacın samimi olmadığını, uyuşmazlığın kira parasından kaynaklandığını, bu hususun davacı tarafından gönderilen ihtarname içeriğinden de anlaşılabileceğini, davacının iş yeri açıp çalışmasının söz konusu olmadığını, işyeri olarak kiraya verdiği başka taşınmazlarının da bulunduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
İhtiyaç iddiasına dayalı davalarda tahliyeye karar verilebilmesi için ihtiyacın gerçek, samimi ve zorunlu olduğunun kanıtlanması gerekir. Devamlılık arzetmeyen geçici ihtiyaç tahliye nedeni yapılamayacağı gibi henüz doğmamış veya gerçekleşmesi uzun bir süreye bağlı olan ihtiyaç da tahliye sebebi olarak kabul edilemez. Davanın açıldığı tarihte ihtiyaç sebebinin varlığı yeterli olmayıp bu ihtiyacın yargılama sırasında da devam etmesi gerekir.
Olayımıza gelince; uyuşmazlık ihtiyaç iddiasına dayalı tahliye istemine ilişkindir. Davaya dayanak yapılan ve hükme esas alınan 01.06.1997 başlangıç tarihli ve üç yıl süreli kira sözleşmesi konusunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmamaktadır. Davacı, işsiz olduğunu, kiralananda konfeksiyon ticareti ile iştigal edeceğini iddia ederek tahliye isteminde bulunmuştur. Dinlenen davacı tanıkları davacının iddiasını doğrular nitelikte anlatımda bulunarak davacının uzun süredir işsiz olduğunu, artık bir iş yapmak istediğini, kiralananda tekstil konfeksiyon-kot işi yapacağını söylemişlerdir. Davacının davalıya keşide ettiği ihtiyaç durumunu bildirir ihtarnamede davalının sözleşmede yazılı kira parasının dahi ödenmediğini bildirmesi ihtiyacın samimi olmadığını, uyuşmazlığın kira parasından kaynaklandığını göstermez. Toplanan delillere göre uzun süredir işsiz olan ve kendisine ait başkaca iş yeri bulunmayan davacının ihtiyaç iddiası kanıtlanmıştır. Bu durumda mahkemece ihtiyacın samimi olmadığı, asıl amacın kira parasını artırmak olduğu düşüncesi ile davanın reddine karar verilmesi doğru değildir. Tahliye isteminin kabulüne karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması hatalı görüldüğünden kararın bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile H.U.M.K.'nun 428. maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 22.11.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy