(818 S. K. m. 484, 486) (2004 S. K. m. 67)
Dava: Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı itirazın iptali davasına dair karar davalı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Dava elektrik borçları nedeniyle yapılan icra takibine itirazın iptali ve inkar tazminatının tahsiline ilişkindir. Mahkemece kısmen kabul kararı verilmiş ve hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Adi kefalete ilişkin hükümleri düzenleyen B.K.nun 486.maddesine göre alacağın adi kefilden istenebilmesi, önce alacağın tahsili için borçlu hakkında takibat yapılması ve yapılan takibin semeresiz kalması koşuluna bağlanmıştır. Öte yandan B.K.nun 484. maddesine göre kefalet akdinin geçerli olması için yazılı şekilde yapılması ve kefilin sorumlu olacağı miktarın açıkça gösterilmesi gereklidir.
Olayımıza gelince; Davanın konusu ve takibin dayanağı olan yazılı kira sözleşmesi 1.10.1997 başlangıç tarihli ve bir yıl süreli olup, davacı ile C.I.Y.E.Y Tekstil ve Konfeksiyon Sanayi Anonim Şirketi arasında düzenlenmiş, kefil olarak da davalı Fuat A. tarafından imzalanmıştır. Sözleşmede davalı Fuat A.'ün kefaletinin adi kefil niteliğinde olduğunun kabulü gerekir. Davacı vekili kiralanan işyerine ait elektrik tüketim bedellerinin kiracı şirket tarafından ödenmediğini, bu nedenle müvekkilinden tahsil edildiğini, 1998/6 ve 12.dönemlere ait faturaların davalının kefalet döneminde ve onun sorumluluğunda olduğundan icra takibi yapıldığını, haksız itirazla takibin durduğunu belirterek itirazın iptalini istemiştir.
Yukarıda belirtildiği üzere, adi kefil olan davalıdan alacağın istenebilmesi için öncelikle asıl borçlu olan kiracı C.I.Y.E.Y. Anonim Şirketinden takip ve tahsili yoluna gidilmesi, ancak bu takip sonuçsuz kalırsa kefilden takip ve tahsil edilmesi gerekirken, doğrudan davalı kefil hakkında takip yapılması ve dava açılması B.K.nun 486. maddesi hükmüne aykırıdır. Diğer yandan, kefilin ancak sözleşmede açıkça belirlenen miktardan sorumlu olacağı gözetilmeden belli ve muayyen olmayan elektrik borcundan kefilin sorumlu tutulmasına da olanak yoktur. Bu durumda davanın reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru değildir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenle temyiz itirazlarının kabulü ile HUMK. nun 428. maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 12.12.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy