(2004 S. K. m. 67, 68)
Dava: İcra mahkemesince verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı karar borçlu-alacaklı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Davacı alacaklı, davalı borçlu hakkında kira alacağı nedeniyle tahliye istekli olarak başlatmış olduğu icra takibine vaki itiraz üzerine davacı alacaklı İcra Mahkemesine başvurarak itirazın kaldırılması ve tahliye isteminde bulunmuştur. Mahkemece itirazın kısmen kaldırılmasına, tahliye isteminin reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili, müdahil vekili ve davalı vekillince temyiz edilmiştir.
1- Dosya kapsamına, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerekçelere, tahliye davası ile ilgili dava hakkının gerek davacı Tasfiye Halindeki Emlak Kredi Bankası vekilinin 9.4.2004 tarihli oturumundaki beyanından ve gerekse 4958 Sayılı Kanun gereğince S.S.K kurumuna devir edildiğinin anlaşılmasına göre davalı vekilinin ve müdahil vekilinin tüm, davacı vekilinin ise aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Davacı vekilinin icra inkar tazminatına ilişkin temyizine gelince;
Davacı vekili, dava dilekçesinde, davalının 8.11.1999 başlangıç tarihli ve bir yıl süreli sözleşme ile kiracı olduğunu, davalının sözleşmedeki artış şartı nedeniyle kiraları eksik yatırdığını, eksik yatan kira bedellerinin ödenmesi için icra takibi yaptıklarını, davalının haksız itiraz ettiğini belirterek itirazın kaldırılması, takibin devamı ve % 40 tazminat istemiştir. Davalı vekili ise dava konusu yerin takipten önce SSK kurumuna devir edildiğini, davacı bankanın takip ve dava hakkının bulunmadığını, kira bedellerini de yasada öngörülen miktarda artırılarak yatırıldığını belirterek davanın reddini istemiştir. SSK Kurumu ise 25.3.2004 tarihli dilekçe ile davacı yanında müdahil olarak davayı takip edeceğini bildirmiştir.
Davacı alacaklının itirazın kaldırılmasına ve % 40 tazminat istemine ilişkin talebi esasa ilişkin olarak kabul edilip karar verildiğine göre 17.7.2003 tarih ve 4949 Sayılı Kanunun 16.maddesi ile değişik İ.İ.K.nun 68/son fıkrası gereğince itirazın kaldırılmasına karar verilen alacak üzerinden davacı yararına % 40 tazminata hükmetmek gerekirken, bu husus nazara alınmadan yazılı şekilde karar verilmesi hatalı olduğundan kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Hükmün yukarda 1 nolu bentte açıklanan nedenle sonuç itibariyle doğru olan tahliyeye ilişkin kısmın ONANMASINA, 2 nolu bentte açıklanan nedenlerle alacağa ilişkin kısmın icra tazminatına hasren BOZULMASINA, onanan kısım için temyiz harcı peşin alındığından davalıdan başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, 19.12.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy