(818 S. K. m. 260)
Dava: Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı tahliye-alacak davasına dair karar davacı-davalı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Davacı vekili dilekçesiyle, 2003 yılı kira bedeli olan 6.000 Euro'dan ödenmeyen 3.520 Euro'yu ödemesi için davalıya ihtar keşide ettiklerini, ihtar üzerine davalının 3.120 Euro ödeyip bakiye 400 Euro'yu ödemediğini ve temerrüde düştüğünü, kiralananı da davalıya kiralamalarına rağmen işyerinin Karadeniz Kuyumculuk ve Turizm Ltd.Şti. tarafından kullanıldığını, bu durumunda akde aykırılık teşkil ettiğini belirterek temerrüt ve akde aykırılık nedeniyle tahliye ile kira alacağının tahsilini istemiştir. Davalı ise talep edilen 400 Euro'nun 29.01.2003'te ödendiğini, temerrüdün söz konusu olmadığını, ayrıca davacının kullanım şeklini yıllarca bildiğini ve bu duruma rıza gösterdiğini beyan ederek davanın reddini talep etmiştir.
Dava, temerrüt ve akde aykırılık nedeniyle kiralananın tahliyesi ve alacak istemine ilişkindir. Mahkemece akde aykırılık nedeniyle kiralananın tahliyesine, temerrüt nedeniyle açılan alacak ve tahliye davasının reddine karar verilmiş, hüküm davacı ve davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1) Toplanan delillere, dosya içeriğine ve hükmün dayandığı gerekçelere göre akde aykırılık olgusu gerçekleşmiş bulunmakla davalının temyiz itirazları yerinde değildir.
2) Davacının temerrüt nedeniyle açılan alacak ve tahliyeye ilişkin temyiz itirazına gelince;
Davaya dayanak yapılan ve hükme esas alınan 01.01.1997 tarih ve iki yıl süreli kira sözleşmesi konusunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmamaktadır. Sözleşmede kira parasının her yıl sonu peşin ödeneceği kararlaştırılmıştır. Keza 2003 yılı kirasının da 6.000 Euro olduğu konusunda uyuşmazlık bulunmamaktadır. Dava konusu yapılan 2003 yıl kirası 6.000 Euro'nun 2.480 Euro'sunun ihtardan önce ödendiği 3.120 Euro'nun ise 11.05.2004 tarihinde keşide edilen ve 17.05.2004 tarihinde tebliğ edilen ihtar üzerine ödendiği anlaşılmaktadır. Ne var ki bakiye 400 Euro'nun ihtarname üzerine ödenmediği anlaşılmaktadır. Davalı savunmasında bu paranın 29.01.2003 tarihinde ödediğini ileri sürmüş ise de davacı bu açıklamaya karşı çıkarak 29.01.2003 tarihinde yapılan ödemenin geçen 2002 yılına ait kira alacağı için yapıldığını açıklamıştır. Nitekim 2002 yılı için taraflar arasında temerrüt nedeniyle tahliye davası açıldığı ve davalının bakiye borcunun bulunduğu belirlenmiştir. Esasen kira sözleşmesine göre kira parasının işledikten sonra yıl sonunda ödeneceğinin kararlaştırılmasına göre henüz ödeme zamanı gelmeden 29.01.2003 tarihinde 2003 yılı kirasına mahsuben ödeme yapıldığının kabulü mümkün değildir. Bu olgu karşısında noksan ödeme sebebiyle temerrüt olgusu gerçekleşmiş bulunduğundan davalının kiralanandan tahliyesi 400 Euro karşılığı TL kira alacağının tahsiline karar vermek gerekirken, yazılı şekilde tahliye ve alacak isteminin reddine karar verilmesi doğru olmadığından kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda 1 nolu bentte yazılı açıklanan nedenle davalının temyiz itirazının reddiyle akde aykırılık nedeniyle tahliyeye ilişkin hüküm kısmının ONANMASINA, 2 nolu bentte yazılı nedenlerde davacının temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün temerrüt nedeniyle tahliye ve kira alacağına ilişkin kısmının BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 29.11.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy