(4721 S. K. m. 732)
Dava: Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarda gün ve numarası yazılı önalım davasına dair kararın temyiz incelemesi duruşmalı olarak davalı tarafından süresi içerisinde istenilmekle tarih tayin edilerek taraflara gönderilen davetiyelerin tebliğ edilmesi üzerine belirli günde davalı vekili Av. Suat Ergin ve davacı vekili Av. Hüseyin Arslan geldiler. Hazır bulunanların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra dosyadaki tüm kağıtlar okunarak gereği görüşülüp düşünüldü.
Karar: Uyuşmazlık, önalım hakkına konu edilen payın iptali ile davacılar adına tesciline ilişkindir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı vekili, dava dilekçesinde, müvekkilinin dava konusu edilen payın ait bulunduğu 6 No'lu parselin paydaşlarından olduğunu, taraflar arasında görülen men'i müdahale, ecrimisil ve kal davası sırasında taşınmazın 122/17404 payının Bekir Polat tarafından davalıya hibe edildiğini öğrendiklerini, davanın 13.9.2002 gününde açılmasından hemen sonra 14.11.2002 gününde yapılan bağış işleminin davayı konusuz bırakarak davadan kurtulma yolu olarak düşünülmüş bir işlem olduğunu, tapuda yapılan temlikin bağış gibi görünse de aslında satış olduğunu, önalım hakkını engellemek için bağış olarak gösterildiğini, görünüşteki işlem gerçeği yansıtmadığından davacının önalım hakkının bulunduğunu, keşfen belirlenecek bedeli depo etmeye hazır olduklarını belirterek davalı adına kayıtlı payın iptali ile davalı adına tescilini talep etmiştir. Davalı vekili davanın süresinde açılmadığını, taşınmazın yüzden fazla paydaşı olup fiilen bölündüğünü ve taksim edildiğini, her paydaşın kendisine isabet eden kısma evini yaptığını, davacının da hakkını belirli bir alan ile sınırladığını, ayrıca ortada hibe biçiminde bir temlik bulunduğundan önalım hakkının kullanılamayacağını belirterek, davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
Önalım hakkı paylı mülkiyet hükümlerine tabi taşınmazlarda payın üçüncü şahsa satılması halinde, sair paydaşa o payı öncelikle satın alma hakkını veren bir haktır. Bu hak paylı mülkiyet ilişkisi kurulduğu anda doğar ve o payın üçüncü kişiye satılması ile kullanılabilir hale gelir. Önalım hakkının kullanılmasıyla bu hakkı kullanan paydaş ile alıcı arasında kapsam ve şartları satıcı ile davalı arasında yapılan sözleşmenin aynı olan bir satım ilişkisi kurulmuş olur. Önalım bedeli tapuda gösterilen satış bedeli ile davalı tarafından ödenen harç ve masrafların toplamından ibarettir. Olayımıza gelince; paydaşlardan Bekir Polat davacının da paydaşı bulunduğu 6 No'lu parselde önalım hakkına konu edilen 122/17404 payı 14.11.2002 gününde 7.125.000.000 TL rayiç bedelle davalıya bağışlamıştır. Satış dışındaki temliklerde önalım hakkının kullanılması mümkün değildir. Davacı da tapuda bağış biçiminde yapılan temlikin aslında satış olduğunu, gerçekte payın davalıya satıldığını ileri sürerek tapuda yapılan işlemin muvazaalı olduğunu iddia etmiştir. Tapudaki işlemin tarafı olmayan davacının bu iddiasını tanık dahil her türlü delille kanıtlaması mümkündür. Bu konuda dinlenen davacı tanıkları tapuda yapılan işlemin niteliği konusunda bir açıklamada bulunmamışlar, payını bağışlayan Bekir Polat'ı tanımadıklarını beyan etmişlerdir. Taraflar arasında Sarıyer 2.Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2002/776 esasında görülen el atmanın önlenmesi, kal ve haksız işgal tazminatı davasında, davanın 13.9.2002 gününde açılmasından sonra davalının 14.11.2002 gününde bağış yoluyla taşınmazda pay edinmesi işlemin gerçekte satış olduğunu göstermez. Yerinde yapılan keşif sonrasında düzenlenen bilirkişi raporu da davacının muvazaa iddiasını kanıtlamaya yeterli değildir. Davacı tarafça tapuda yapılan bağış işleminin aslında satış olduğu kanıtlanamadığına göre davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı biçimde hüküm kurulması hatalı görüldüğünden kararın bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün yukarıda yazılı sebeplerle BOZULMASINA ve Yargıtay duruşması için kendisini vekille temsil ettiren davalı lehine Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince takdir edilen 400 YTL vekalet ücretinin davacıdan alınıp davalıya verilmesine, istem halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 08.11.2005 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy