(6570 S. K. m. 7) (818 S. K. m. 256, 260)
Dava: Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı tahliye davasına dair karar davalı tarafından süresi içinde durulmalı olarak temyiz edilmiş ancak ipin niteliği gereği duruşma isteğinin reddine karar verildikten sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Karar: Uyuşmazlık akde aykırılık nedeniyle kiralananın tahliyesi istemine ilişkindir. Mahkemece istemin kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı vekili, dava dilekçesinde, davalının 01.07.2005 başlangıç tarihli ve 6 ay süreli sözleşme ile kiracı olduğunu sözleşmenin özel şartlar bölümünün 8. maddesinde kiracının geçmiş kira ve birikmiş su borçlarını ek protokol ile miktar ve zamanlan belli edilen Belediye kira ve su alacağını belirtilen günde ödemekle yükümlü olduğunu ve bir taksit ödenmediği takdirde hiç bir ihtara gerek kalmadan taşınmazın tahliye edileceğinin kararlaştırıldığını ve yine taraflar arasında düzenlenen protokolde taksite bağlanan senetlerden ve 2005 yılı Haziran ayına kadar belirlenen kira alacağı için düzenlenen suretlerden birinin ödenmemesinin tahliye sebebi olacağı belirtilmesine rağmen davalının senetlerden 30.000 YTL'lik tutarın gecikme faizi ve aslını ödediği, geriye kalan miktarın ise 20.000 YTL'lik kısmını ödediği ancak gecikmeden kaynaklanan miktarı ve diğer senetleri ödemediğini belirterek davalının akde aykırılık nedeniyle tahliyesini istemiştir. Davalı vekili ise birikmiş kira borçlarının ödenmemesinin akde aykırılık oluşturmayacağını, akde aykırılık halinde ihtarname tebliğinin şart olduğunu ve davanın reddini savunmuştur.
Borçlar Kanunu ve 6570 Sayılı Gayrimenkul kiraları hakkındaki kanunda tahliye sebepleri tek tek sayılmıştır. Bu tahliye sebepleri dışında herhangi bir sebebe dayanarak tahliye kararı verilemez. Sözleşmenin özel şartlar bölümünde kira geçmiş kira ve birikmiş su borçlarının taksitlerinden birinin ödenmediği takdirde hiç bir ihtara gerek kalmadan tahliye edilebilir, hükmü ve protokoldeki düzenleme tahliye sebebi olarak kabul edilemez. Kira parasının kararlaştırılan zamanda ödenmemesi ancak temerrüt sebebiyle tahliye nedenini oluşturur. Davacı tarafından bu amaçla keşide edilmiş bir ihtarname de bulunmamaktadır. Bu sebeple davanın reddi gerekirken yazılı şekilde kabul kararı verilmesi doğru olmadığından hükmün bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile HUMK'un 428. maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 26.12.2006 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy