(818 S. K. m. 487)
Dava: İcra mahkemesince verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı karar davacı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Davacı alacaklı tarafından davalı müteselsil kefil hakkında kira alacağının tahsili amacıyla başlatılan icra takibine vaki itiraz üzerine davacı alacaklı icra mahkemesine başvurarak itirazın kaldırılması ve takibin devamı isteminde bulunmuştur. Mahkemece önce borçluya müracaat edilmesi gerektiğinden bahisle davanın reddine karar verilmiş, karar davacı alacaklı tarafından temyiz edilmiştir.
Taraflar arasında 16.08.2002 tarihli 12.08.2002 başlangıç tarihli kira sözleşmesi mevcut olup bu sözleşmeyi A. M. müşterek borçlu ve müteselsil kefil sıfatıyla imzalamıştır. Borçlar Kanunu 487. maddesi uyarınca kefil borçlu ile beraber müteselsil kefil ve müşterek müteselsil borçlu sıfatıyla veya bu gibi diğer bir sıfatla borcun ifasını deruhte etmiş ise alacaklı asıl borçluya müracaat ve rehinleri nakde tahvil ettirmeden önce kefil aleyhinde takibat icra edebilir. Davacı alacaklı 12.07.2005 tarihli dava dilekçesinde davalının sorumlu olduğu kira dönemine ilişkin olarak 01.08.2003-31.12.2004 tarihleri arasındaki kira alacağının tahsilini istediğine göre mahkemece işin esası incelenip sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, borçlunun adi kefil olduğu belirtilerek karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Karar bu nedenle bozulmalıdır.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle kararın BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 27.12.2006 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy