(6100 S. K. m. 371)
Dava: Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı tahliye davasına dair karar davalı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Uyuşmazlık işyeri ihtiyacı nedeniyle kiralananın tahliyesi istemine ilişkindir, mahkeme davanın kabulüne ve taşınmazın tahliyesine karar vermiş, hükmü davalı vekili temyiz etmiştir.
Davacı vekili dava dilekçesinde, davacılardan …..’nin oğlu olan ….’nin dava konusu kiralananın hemen yan tarafındaki işyerinde temizlik maddesi satış işi yaptığını ancak halen kullandığı yerin mevcut işi için yeterli olmadığını bu nedenle kiralanan ile birleştirmek suretiyle işine devam etmek istediğini, dava konusu taşınmaza ihtiyacı olduğunu belirterek kiralananın tahliyesini istemiş, davalı yargılamaya katılmamıştır.
İhtiyaç iddiasına dayalı davalarda tahliyeye karar verilebilmesi için ihtiyacın gerçek, samimi ve zorunlu olduğunun kanıtlanması gerekir. Devamlılık arz etmeyen geçici ihtiyaç tahliye nedeni yapılamayacağı gibi henüz doğmamış veya gerçekleşmesi uzun bir süreye bağlı olan ihtiyaç da tahliye sebebi olarak kabul edilemez. Davanın açıldığı tarihte ihtiyaç sebebinin varlığı yeterli olmayıp, bu ihtiyacın yargılama sırasında da devam etmesi gerekir.
Olayımıza gelince; Davacı davaya dayanak yapılan ve hükme esas alınan 1.1.2004 başlangıç tarihli bir yıl süreli kira sözleşmesi gereğince süresinde açtığı dava ile kiralananın tahliyesini istemiştir. Dava konusu taşınmaz el birliği mülkiyeti hükümlerine tabi olup, miras bırakan …….’un mirasçılarının davaya katılımı sağlanmış olmakla, davacılardan …..’nin oğlu …….’nin ihtiyacı nedeniyle dava açılmasında bir usulsüzlük bulunmamaktadır. Ancak iş yeri ihtiyacı nedeniyle tahliyeye karar verilebilmesi için ihtiyacın gerçek, samimi ve zorunlu olduğunun kanıtlanması gerekir. Mahkemece öncelikle ihtiyaç sahibinin halen kullandığı yer ile dava konusu taşınmazın birleştirilmek suretiyle kullanılacağı iddia edildiğinden bu iki yerde keşif yapılarak halen kullanılan yerin yapılan iş için yeterli olup olmadığının, iş hacmi itibari ile iki taşınmazın birleştirme gerektirip gerektirmediğinin, her iki taşınmazın birleştirilmesinin teknik açıdan mümkün olup olmadığının saptanması, ondan sonra sonucuna göre karar verilmesi gerekirken noksan araştırma ile yazılı şekilde tahliye kararı verilmesi doğru olmadığından hükmün bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 20.02.2006 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)