(6570 S. K. m. 7)
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı tahliye davasına dair karar davacı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Uyuşmazlık, iktisap ve iş yeri ihtiyacı nedeniyle kiralananın tahliyesine ilişkindir. Mahkemece davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı vekili, dava dilekçesinde, müvekkilinin davalının 10.2.1999 tarihli sözleşme ile kiracısı olduğu taşınmazı iş yeri ihtiyacı nedeniyle 5.4.2005 tarihinde satın aldığını, burada eczane açacağını, iktisap ve ihtiyaç durumunu davalıya 15.4.2005 tarihinde tebliğ edilen ihtarname ile bildirdiğini, davacının halen kiracısı olduğu taşınmaz yıkılacağından mal sahibince açılan davanın sonuçlandığını, davacının halen kirada olduğu işyerini boşaltmak zorunda olduğunu, kiralanana iş yeri olarak ihtiyacının bulunduğunu belirterek, davalının kiralanandan tahliyesini talep etmiştir. Davalı vekili, davacının satın alma keyfiyetini davalı şirkete usulüne uygun şekilde tebliğ ettirmediğini, davanın yasada öngörülen süreler dolmadan açıldığını, gönderilen ihtarnamede yuvarlak ifadelerle ihtiyaç gerekçesi kullanılarak davalıdan talepte bulunulduğunu, davacının ihtiyacını ve samimiyetini kanıtlaması, ayrıca yapılacak işin çarşı yönetimince kabul görüp görmeyeceği hususunun incelenmesi gerektiğini, davacının açmış olduğu kira tespit davası ile de davalının kiracılığını zımni olarak kabul etmiş olduğunu, davacının başka taşınmazlarının da bulunduğunu, davanın iyi niyetle açılmadığını belirterek, davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
İhtiyaç iddiasına dayalı davalarda tahliyeye kararı verilebilmesi için ihtiyacın gerçek, samimi ve zorunlu olduğunun kanıtlanması gerekir. Devamlılık arz etmeyen geçici ihtiyaç tahliye nedeni yapılamayacağı gibi henüz doğmamış veya gerçekleşmesi uzun bir süreye bağlı olan ihtiyaç da tahliye sebebi olarak kabul edilemez. Davanın açıldığı tarihte ihtiyaç sebebinin varlığı yeterli olmayıp bu ihtiyacın yargılama sırasında da devam etmesi gerekir.
Yeni malik tarafından iktisap ve ihtiyaç iddiasıyla açılacak davalarda kiralananın yapılacak işe uygun olması gerekir. Ancak basit bir tadilatla kiralanan yapılacak işe uygun hale getirilmesi mümkün ise bu noksanlık davanın reddini gerektirmez.
Olayımıza gelince; uyuşmazlık ihtiyaç iddiasına dayalı tahliye istemine ilişkindir. Davalının 10.2.1999 başlangıç tarihli ve bir yıl süreli kira sözleşmesi ile kiracısı olduğu taşınmazı 5.4.2005 tarihinde satın alan davacı, 15.4.2005 tarihinde tebliğ ettirdiği ihtarnameyle iktisap ve iş yeri ihtiyacını davalıya bildirerek 19.10.2005 sarihinde süresinde işbu davayı açmıştır. Davacının halen kirada eczacılık yaptığı, kendi kiralayanına verdiği tahliye taahhütnamesi sebebiyle 17.6.2005 tarihinde hakkında icra takibi yapıldığı tahliye tehdidi altında bulunduğu dosyaya sunulan belgelerden anlaşılmaktadır. Kiralananın yapılacak işe uygun olup olmadığının belirlenmesi yönünden mahkemece yerinde yapılan keşif sonrasında inşaat mühendisi bilirkişi tarafından 26.06.2006 tarihinde düzenlenen raporda A. İş Merkezi'nin zemin katında bulunan kiralananın 52.28 m2 alanlı olup Eczaneler ve Eczane Hizmetleri Hakkında Yönetmeliğin aradığı alan koşulunu taşıdığı, ancak aynı yönetmeliğin 11. maddesinde eczanenin laboratuarı olarak kullanılacak bölümde akarsuyun bulunması şartının da arandığı, kiralananın ise tesisat, lavabo ve giderinin olmadığı belirtilmiştir. Bununla birlikte keşif sonrasında Ankara İl Sağlık Müdürlüğü Eczacılık Şube Müdürlüğü 5.7.2006 gün ve 019924 sayılı yazısında kiralanana yönetmeliğin 11.maddesi hükmüne uygun temiz ve atık (pis) su borularının çekildiğini ve istenildiğinde bağlanacak durumda olduğunun tespit edildiğini belirtmiştir. Kiralananın yapılmak istenen işe uygunluğu yönünden tek eksikliğin akarsuyun bulunmaması olduğuna ve Ankara İl Sağlık Müdürlüğü bu konudaki eksikliğin basit bir işlemle giderilme aşamasında bulduğunu belirtilmiştir. Kiralananın basit bir tadilatla yapılacak işe uygun hale getirilmesi mümkün ise bu noksanlık nedeniyle davanın reddine karar verilemez. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması hatalı görüldüğünden kararın bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile HUMK. nun 428.maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 27.02.2007 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy