(6570 S. K. m. 7) (4721 S. K. m. 702)
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı tahliye davasına dair karar davalı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava iş yeri ihtiyacı nedeniyle kiralananın tahliyesine ilişkindir. Mahkeme istem gibi karar vermiş, hüküm davalı vekili temyiz etmiştir.
Davacılar vekili dava dilekçesinde, davalı müvekkillerinden A.A. ile aralarında yaptıkları 15.9.2000 başlangıç tarihi ve bir yıl süreli sözleşme ile kiracı olduğunu, iş yerinin müşterek mülkiyete tabi bulunduğunu, kiralanana diğer hissedar F.Ç.'un eşi ve çocuğunun ihtiyacı olduğunu ve işyerinde bilgisayar tamir satış programcılığı yapacaklarını belirterek kiralananın tahliyesini istemişlerdir. Davalı vekili ise davacılardan F.Ç.'un sıfatı bulunmadığını ileri sürerek ve samimi olmadığını davanın reddini savunmuşlardır.
6570 sayılı Yasanın 7/b ve c maddeleri uyarınca ihtiyaç iddiasına dayalı olarak açılacak davalarda dava hakkı kural olarak kiralayana aittir. Ancak kiralayan durumunda olmayan malikin de bu davalar açabileceği içtihaden kabul edilmiştir. Kiralanan paylı mülkiyete konu ise pay ve paydaş çoğunluğunun bağlanması, elbirliği halinde mülkiyete konu teşkil ediyorsa tüm ortakların davaya katılmaları gerekir. Bu koşullar birlikte dava açma şeklinde gerçekleşebileceği gibi bir paydaş tarafından açılan davaya sonradan diğer paydaşların onaylarının alınması şeklinde de sağlanabilir. Elbirliği mülkiyetinde, ortakların davaya katılmaları sağlanamaz ise miras bırakanın terekesine temsilci atanması sağlanarak temsilci huzuruyla dava yürütülür. Dava hakkına ilişkin olan bu hususların mahkemece kendiliğinden gözönünde bulundurulması gerekir.
Kimlerin ihtiyacı için tahliye davası açılabileceği 6570 sayılı Yasanın 7/b ve c maddelerinde sınırlı olarak sayılmıştır. Sözü edilen madde hükmüne göre kiralayan veya kiralayan durumunda olmayan malik ancak kendisinin, eşinin ve çocuklarının konut (veya işyeri) ihtiyacı için dava açabilir.
Olayımıza gelince; davacı A.A. ile davalı arasında düzenlenen 15.9.2000 başlangıç tarihli ve bir yıl süreli sözleşme konusunda bir uyuşmazlık bulunmamaktadır. Dava kiralayan ile paydaş P.Ç, tarafından F.Ç.'un eşi ve çocuğunun ihtiyacı için açılmıştır. Dava konusu işyerinin tapu kaydında 43/172 hissesi M.A., 43/172 hissesi A.A. 43/172 hissesi F.A., 43/172 hissesi de F.A. adına müşterek mülkiyet hükümlerine göre kayıtlı olduğu dosya içindeki tapu kaydından anlaşılmaktadır. Kiralayan durumunda olmayan malikin müşterek mülkiyet hükümlerine tabi taşınmazda tahliye davası açabilmesi için pay ve paydaş çoğunluğunun sağlanması gerekir. Kiralanan müşterek mülkiyete konu olup ve yukarda açıklanan esaslara göre pay ve paydaş çoğunluğu sağlanmadan işin esası hakkında karar verilmesi doğru olmadığından hükmün bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Hükmün yukarda açıklanan nedenle bozulmasına ve istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 03.04.2006 tarihinde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy