(4721 S. K. m. 732)
Dava: Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı önalım davasına dair kararın temyiz incelemesi duruşmalı olarak davalılar tarafından süresi içinde istenilmekle gün tayin edilerek taraflara gönderilen davetiyelerin tebliğ edilmesi üzerine belli günde davalılar vekili Av. M. A. A. ve davacılar vekili Av. A. Y. geldi, gelenlerin sözlü açıklamaları dinlendi, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Uyuşmazlık, önalım hakkına konu edilen payın iptali ile davacılar adına tesciline ilişkindir.
Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1- Dosya kapsamına, toplanan delillere, mevcut deliller mahkemece takdir edilerek karar verilmiş olmasına, takdirde de bir isabetsizlik bulunmamasına ve davalıların fiili taksim savunmasının kanıtlanamamasına göre temyiz eden davalılar vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Davalılar vekilinin önalım bedelinin belirlenmesine ilişkin temyiz itirazlarına gelince;
Davacılar vekili, dava dilekçesinde, müvekkillerinin dava konusu payın ilişkin bulunduğu 6 No'lu parselin paydaşlarından olup davalıların taşınmazda 3/6 pay satın aldıklarını yeni öğrendiklerini, satış bedelinin tapuda önalım hakkının kullanılmasını engellemek için 39.000.000.000 TL olarak yüksek gösterildiğini, gerçek satış bedelinin 27.420.000.000 TL olduğunu, davacıların önalım hakkını kullanmak istediklerini belirterek, davalılar adına kayıtlı payın iptali ile davacılar adına eşit olarak tescilini talep etmiştir. Davalılar vekili, yapılan satışın davacılara 11.03.2003 tarihli ihtarname ile bildirildiğini, bedelde bir muvazaanın olmadığını, davanın asıl açılma amacının davalıların satın aldıktan sonra üç ay içinde taşınmaz üzerine yaptıkları dükkan ile arsanın tamamını düşük bedelden almak olduğunu, davacıların satın aldıktan sonra müvekkilleri tarafından dükkan inşa edildiğinden haberdar olmalarına rağmen bir itirazda bulunmadıklarını, taşınmaz fiilen taksim edildiğinden önalım hakkının kullanılamayacağını, davanın kabulüne karar verilmesi halinde ise inşa edilen dükkanın maliyet değerinin ve satış bedelinin depo edilmesini savunmuştur.
Önalım hakkına konu edilen 6 parsel No'lu taşınmazın 3/6 payı paydaşları tarafından davalılara 11.03.2003 tarihinde toplam 39.000.000.000 TL bedelle satılmıştır. Davalıların dava konusu payı satın aldıktan sonra taşınmaz üzerinde dükkan inşa ettikleri, bu amaçla belediyeye başvurdukları, ancak ruhsat alamadıkları dosya kapsamından anlaşılmaktadır.
Esasen bu konuda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmamaktadır. Tapuda gösterilen satış bedeli 39.000.000.000 TL olup davalıların üzerine yapmış oldukları bina ile birlikte değer kazandığı bilirkişi raporu ile saptanmıştır. Bu durumda mahkemece yapılacak iş, kural gereği önalım hakkının kullanılması sonucu üzerindeki binanın taşınmaza ne ölçüde değer kattığının tespit edilmesi ve davalıların bina inşaatında kötü niyetle hareket ettiklerinin anlaşılması halinde binanın yapımı için işçilik ücreti ile asgari levazım bedeli saptanarak bu miktarın satış bedeline eklenmesi suretiyle önalım bedelinin belirlenmesi, bu bedel üzerinden önalım hakkının kullanılıp kullanılmayacağının davacılardan sorularak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması hatalı görüldüğünden kararın bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Davalılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün yukarda 2 No'lu bentte yazılı nedenlerle BOZULMASINA ve Yargıtay duruşması için kendisini vekille temsil ettiren davalılar lehine Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereği takdir olunan 450 YTL vekalet ücretinin davacılardan alınıp davalılara verilmesine ve davacılar lehine takdir olunan 450 YTL vekalet ücretinin davalılardan alınıp davacılara verilmesine, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 04.04.2006 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy