(2004 S. K. m. 269, 269/C)
Dava ve Karar: İcra mahkemesince verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı karar davacı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Davacı alacaklı tarafından davalı borçlu hakkında kira alacağının tahsili amacıyla tahliye istemli olarak başlatmış olduğu icra takibi nedeniyle düzenlenen ödeme emrine davalı borçlunun yasal süresinde itiraz etmesi üzerine davacı alacaklı İcra Mahkemesine başvurarak itirazın kaldırılması, takibin devamı ve kiralananın tahliyesi isteminde bulunmuştur. Mahkemece dava dosyasındaki sözleşmenin noterlikçe düzenlenmiş veya onaylanmış olmaması nedeniyle istemin reddine karar verilmesi üzerine karar davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı alacaklı vekili, dava dilekçesinde; davalı borçlu hakkında kira alacağı nedeniyle icra takibi başlattığını, davalının yasal süresi içerisinde haksız olarak takibe itiraz ettiğini beyan ederek itirazın kaldırılması ve kiralananın tahliyesini istemiş, davalı borçlu davacının yanında bahçıvan olarak çalıştığını kiralananda kiracı olmadığını ancak davacı ile aralarında formalite bir sözleşme düzenlediklerini savunmuştur.
Davacı 15.9.2004 başlangıç tarihli, bir yıl süreli kira sözleşmesine dayanarak başlattığı icra takibi ile aylık 200.000.000.TL kira bedeli üzerinden 2005 yılı Mayıs, Haziran, Temmuz, Ağustos, Eylül ayları kira alacağının tahsilini istemiş, bu amaçla gönderilen ör:51 ödeme emrine karşı borçlu kiralananda kiracı olmadığını ve kira borcu bulunmadığını ileri sürerek itirazda bulunmuştur. Davalı takibe dayanak yapılan kira sözleşmesindeki imzasını açık ve kesin olarak inkar etmediğinden İ.İ.K.’nun 269/2 maddesi uyarınca sözleşmeyi kabul etmiş sayılır. Kaldı ki borçlu davalı yargılama sırasında da kira sözleşmesini kabul etmiştir. Borçlu ödeme emrinde belirtilen kira miktarına da karşı çıkmadığına göre bu miktar borcu ödediğini kanıtlaması gerekir. Borçlu davalı kira borcunu ödediğini İ.İ.K.’nun 269/c maddesinde belirtilen nitelikte bir belge ile ispat edemediğinden itirazın kaldırılmasına, takibin devamına ve tahliyeye karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile istemin reddine karar verilmesi doğru olmadığından kararın bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Kararın yukarıda açıklanan nedenle BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 08.05.2006 tarihinde oybirliği ile karar verildi.