(4721 S. K. m. 732)
Dava: Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı önalım davasına dair kararın temyiz incelemesi duruşmalı olarak davalılar-davacı tarafından süresi içinde istenilmekle gün tayin edilerek taraflara gönderilen davetiyelerin tebliğ edilmesi üzerine belli günde davalılar vekili Av. R. S. ve davacı vekili Av. İ. A. geldiler. Hazır bulunanların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Dava, önalım hakkına konu edilen payın iptali ile davacı adına tesciline ilişkindir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalılar vekili ve davacı vekili tarafından ayrı ayrı temyiz edilmiştir.
1- Dosya kapsamına, toplanan delillere, mevcut deliller mahkemece takdir edilerek karar verilmiş olmasına ve takdirde de bir isabetsizlik bulunmamasına göre temyiz eden davacı vekilinin tüm ve davalılar vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Davalılar vekilinin yargılama giderlerine ilişkin temyiz itirazlarına gelince;
Davacı vekili, dava dilekçesinde, müvekkilinin 327 ve 328 No'lu parsellerin paydaşlarından olup davalıların diğer bir kısım paydaşların paylarını 15.11.2002 tarihinde 60.000.000.000 TL bedelle satın aldıklarını, ancak tapuda bedelin önalım hakkının kullanılmasını önlemek için yüksek gösterildiğini, davacının önalım hakkını gerçek değer üzerinden kullanmak istediğini belirterek davalılar adına kayıtlı payların iptali ile davacı adına tescilini talep etmiştir. Davalı vekili, payın tapuda gösterilen bedel üzerinden satın alındığını, bedelde muvazaa yapılmadığını, davalıların aynı bedel üzerinden davacının payını da almak istediklerini, gerçek bedelin bilirkişi aracılığı ile tespit edilmesini ve depo ettirilmesini savunmuştur.
Davacı önalım bedelinin tapuda gösterilen değerden az olduğunu iddia eder, bunu da ispat edemezse tapuda yazılı bedel ile gerçek satış bedeli olduğunu iddia ettiği bedel arasındaki miktar oranında haksız çıkmış sayılacağından kazanılan ve kaydedilen bu oran dahilinde taraflara yargılama gideri ve vekalet ücreti yükletilmesi gerekir. Önalım hakkına konu edilen payların ilişkin bulunduğu 327 ve 328 No'lu parselde davalılar paylarını 15.11.2002 tarihinde 345.000.000.000 TL bedelle 31.12.2002 tarihinde de 130.000.000.000 TL bedelle satın almışlardır. Davacı tapuda dava konusu edilen payların değeri 345.000.000.000 TL ve 130.000.000.000 TL olarak gösterilmiş ise de gerçek satış bedelinin toplam 97.000.000.000 TL olduğunu ve satış bedelinde muvazaa bulunduğunu iddia etmiş, muvazaa iddiası kanıtlanmadığından tapuda gösterilen satış bedeli üzerinden önalım hakkının tanınmasına karar verilmiştir. Bu durumda iddia olunan bedel ile kabul edilen önalım bedeli arasındaki fark oranında yargılama giderlerinin bölüştürülmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi hatalı görüldüğünden hükmün davalılar lehine ve yargılama giderlerine hasren bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarda (1) No'lu bentte yazılı nedenlerle önalım hakkının tanınmasına ilişkin hüküm kısmının ONANMASINA, yukarıda (2) No'lu bentte yazılı nedenlerle hükmün davalı lehine ve yargılama giderlerine hasren BOZULMASINA ve Yargıtay duruşması için kendisini vekille temsil ettiren davalılar lehine Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereği takdir olunan 450YTL vekalet ücretinin davacıdan alınıp davalı tarafa verilmesine, onanan kısım için aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden davacıdan alınmasına, bozulan kısım için istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz eden davalıya iadesine, 23.05.2006 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy