(6570 S. K. m. 7)
Dava: Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı tahliye davasına dair karar davacı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Uyuşmazlık ihtiyaç iddiasına dayalı tahliye istemine ilişkindir. Mahkemece davacının dava hakkı bulunmadığından bahisle istemin reddine karar verilmiş, hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.
6570 Sayılı Yasanın 7/b ve c maddeleri uyarınca ihtiyaç iddiasına dayalı olarak açılacak davalarda dava hakkı kural olarak kiralayana aittir. Ancak kiralayan durumunda olmayan malikin de bu davaları açabileceği içtihaden kabul edilmiştir.
Kimlerin ihtiyacı için tahliye davası açılabileceği 6570 Sayılı Yasanın 7/b ve c maddelerinde sınırlı olarak sayılmıştır. Sözü edilen madde hükmüne göre kiralayan veya kiralayan durumunda olmayan malik ancak kendisinin, eşinin ve çocuklarının konut (veya işyeri) ihtiyacı için dava açabilir.
Olayımıza gelince; davacının davalı ile yapmış olduğu 1.5.2002 başlangıç tarihli ve bir yıl süreli kira sözleşmesine dayanarak ihtiyaç iddiasına dayalı dava açmasında bir usulsüzlük bulunmamaktadır. Yukarıda açıklanan ilkeler doğrultusunda davacı kiralayan sıfatıyla dava açmıştır. Kira paralarının davacının eşinin ait banka hesabına yatırılmış olması da davacının kiralayan sıfatını ortadan kaldırmaz. Ancak, ödeme yerinin belirlenmesi bakımından hüküm ifade eder. Mahkemece kira sözleşmesi yanlış değerlendirilerek davacının dava hakkı bulunmadığından davanın reddine karar verilmesi doğru değildir. Hüküm bu nedenle bozulmalıdır.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile HUMK.nun 428.maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 01.06.2006 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy