(4721 S. K. m. 733)
Dava ve Karar: Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı önalım davasına dair karar davalı-davacılar tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
Uyuşmazlık önalım hakkı nedeniyle davalıya satılan payın iptal ve tescil istemine ilişkindir. Mahkemece, istemin kabulüne karar verilmiş, hüküm davacı ve davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1- Dosya kapsamına, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerekçelere, mevcut deliller taktir edilerek karar verilmiş olmasına, taktirde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalı vekilinin tüm davacı vekilinin ise aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Davacı vekilinin vekalet ücretine ilişkin temyiz itirazlarına gelince;
Davacı vekili, dava dilekçesinde, müvekkilinin paydaşı olduğu 9 parsel sayılı taşınmazın 233/521 payının davalıya satıldığını belirterek önalım hakkı nedeniyle payın iptali ile adına tescili isteminde bulunmuş, davalı vekili, dava konusu payın ilişkin bulunduğu taşınmazın imar uygulaması sonucu oluştuğunu ve bu nedenle önalım hakkının kullanılamayacağını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Davacı vekili 19.03.2001 tarihinde süresinde açtığı dava ile tapuda davalı adına kayıtlı olan ve davaya konu edilen payın iptali ile müvekkili adına tescilini istemiştir. Her ne kadar davacı bedelde muvazaa iddiasında bulunmuş ise de harcı tapudaki satış bedeli üzerinden yatırmıştır. Mahkemece, yapılan yargılama sonunda davacının bedelde muvazaa iddiasını ispat edemediğinden söz edilerek tapudaki satış bedeli üzerinden önalım davasının kabulüne ve davacı yararına keşifte belirlenen 3.750.000.000.TL üzerinden vekalet ücreti takdirine karar verilmiştir. Dava harcının tapuda gösterilen 15.000.000.000.TL miktarındaki satış bedeli üzerinden yatırıldığına ve mahkemece de dava bu bedel üzerinden kabul edilerek önalım hakkı kullandırıldığına göre davacı yararına kabul edilen bu bedel üzerinden vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken, yazılı şekilde keşifte belirlenen değer üzerinden vekalet ücreti taktir edilmesi hatalı olduğundan kararın bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda (2) no'lu bentte açıklanan nedenle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edenlere iadesine, 25.09.2006 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy