(6570 S. K. m. 11) (2004 S. K. m. 67, 269) (818 S. K. m. 248, 257)
Dava: Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı itirazın iptali-tahliye davasına dair kararın temyiz incelemesi duruşmalı olarak davalı tarafından süresi içinde istenilmekle gün tayin edilerek taraflara gönderilen davetiyelerin tebliğ edilmesi üzerine belli günde davalı vekili Av. G. ile davacı vekili Av. A. geldiler. Gelenlerin sözlü açıklamaları dinlendikten sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Uyuşmazlık, kira parasının tahsiline yönelik İcra takibine yapılan itirazın iptali, takibin devamı, kiralananın tahliyesi ve icra inkar tazminatının tahsiline ilişkindir. Mahkemece davanın kısmen kabulü ile yargılama sırasında kiralanan tahliye edilmiş olduğundan bu konuda karar verilmesine yer olmadığına, itirazın 181.115 ABD Doları üzerinden iptali ile takibin devamına, davalının % 40 tazminata mahkum edilmesine karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1- Dosya kapsamına, toplanan delillere, mevcut deliller mahkemece takdir edilerek karar verilmiş olmasına, takdirde de bir isabetsizlik bulunmamasına ve esasen tahliyeye ilişkin dava süresinde açılmamasına rağmen yargılama sırasında kiralananın tahliye edilmiş olmasına göre temyiz eden davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Davalı vekilinin kira alacağına ilişkin temyiz itirazlarına gelince;
Davacı vekili, dava dilekçesinde, davalı kiracının hakkında birikmiş kira borçlarının tahsili için yapılan icra takibine haksız şekilde itiraz ettiğini, taraflar arasında 3.1.1997 başlangıç tarihli ve beş yıl süreli kira sözleşmesi bulunduğu halde önce akdin varlığını inkar ettiğini,sonra da geçerliliğinin kalmadığını ileri sürdüğünü, oysa sözleşmenin kendiliğinden uzadığını, davalının da kiralananda oturmaya devam ettiğini, öte yandan kira parasının TL 'ye çevrildiğine dair bir anlaşmalarının bulunmadığını, davalının takibi sürüncemede bırakmak için itirazda bulunduğunu belirterek, itirazın iptalini, takibin devamını ve davalının % 40 tazminata mahkum edilmesini talep etmiştir. Davalı vekili, kira sözleşmesinin 6570 Sayılı Kanun'un 11. maddesi hükmüne göre usulüne uygun feshedildiğini, ancak müvekkilinin belirttiği gibi sözleşme sonunda kiralananı tahliye edemediğini ve fuzuli işgalci konumuna düştüğünü, sözleşme feshedilmiş olduğundan davalı hakkında adi kiraya ait takip yolu ile icra takibi yapılamayacağını, akit sona erdiğinden yabancı para üzerinden kira istenemeyeceğini, davalının sözleşmenin sona ermesinden sonra işgal ettiği döneme ilişkin davacıya tazminat ödediğini belirterek haksız açılan davanın reddini ve davacının % 40 tazminata mahkum edilmesini savunmuştur.
İcra takibinde ve davada dayanılan ve hükme esas alınan 3.1.1997 başlangıç tarihli ve beş yıl süreli kira sözleşmesi konusunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmamaktadır. Davalı her ne kadar 4.12.2001 tarihinde keşide ve 8.12.2001 tarihinde tebliğ ettirdiği ihtarname ile kiralananı sözleşme süresi sonunda tahliye edeceğini belirtmiş ise de kiralanan 3.1.2002 tarihinde değil ancak 31.12.2002 tarihinde tahliye ve teslim edilebilmiştir. Bu süre zarfında davalı taşınmazı kiracı sıfatı ile kullanmayı sürdürmüş olduğundan sözleşme gereği takip konusu yapılan 3.1.2002-3.1.2003 dönemi kira parasından sorumludur. Sözleşmede ise kira parası yıllık 150.000 Dolar olarak belirtilmiş, sözleşmenin özel şartlar bölümü 4. maddesinde sözleşmenin beş yıllık olduğu, sözleşmenin bitim tarihi olan beşinci yıla kadar her sene % 7 oranında kira artışı yapılacağı buna göre beşinci yıl için ödenecek yıllık kira parasının 183.756 Dolar olacağı kararlaştırılmıştır.
Sözleşmenin bu hükmü beşinci yıldan sonra akdin uzaması halinde kira parasının artırılacağına ilişkin bir düzenleme içermemektedir. Bu durumda davalın sorumluluğu 3.1.2002-3.1.2003 kira yılında da son ödenen kira parası olan 183.756 Dolar ile sınırlıdır. Davacı ise icra takibinde son ödenen kira parasına % 7 artış uygulayarak 196.618 Dolar olarak istemde bulunmuştur. Mahkemece anılan dönem içinde davalı tarafından ödenen 35.100.000.000 TL karşılığı 24.129 Doların davalının sorumlu olduğu 183.756 Dolar kira parasından düşülmek suretiyle kalan miktar üzerinden itirazın iptaline ve bu miktar üzerinden İcra inkar tazminatına karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması hatalı görüldüğünden kararın bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Hükmün yukarda (2) No'lu bentte yazılı nedenlerle BOZULMASINA ve Yargıtay duruşmasında vekille temsil edilen davalı yararına takdir edilen 450 YTL vekalet ücretinin davacıdan alınıp davalıya verilmesine, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine 21.3.2006 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy