(6570 S. K. m. 7) (2004 S. K. m. 272)
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan tahliye davasına dair karar davacı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla dosyadaki bütün kâğıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava 6570 sayılı Yasa'nın 7/b maddesi gereğince konut ihtiyacı nedeniyle tahliye istemine ilişkindir. Mahkemece davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.
6570 sayılı Yasa'nın 7/b ve c maddeleri uyarınca ihtiyaç iddiasına dayalı olarak açılacak davalarda dava hakkı kural olarak kiralayana aittir. Ancak kiralayan durumunda olmayan malikin de bu davaları açabileceği içtihaden kabul edilmiştir. Kiralanan paylı mülkiyete konu ise pay ve paydaş çoğunluğunun sağlanması, elbirliği halinde mülkiyete konu teşkil ediyorsa tüm ortakların davaya katılmaları gerekir. Bu koşullar birlikte dava açma şeklinde gerçekleşebileceği gibi bir paydaş tarafından açılan davaya sonradan diğer paydaşların onaylarının alınması şeklinde de sağlanabilir. Elbirliği mülkiyetinde, ortakların davaya katılmaları sağlanamaz ise miras bırakanın terekesine temsilci atanması sağlanarak temsilci huzuruyla dava yürütülür. Dava hakkına ilişkin olan bu hususların mahkemece kendiliğinden gözönünde bulundurulması gerekir.
Kimlerin ihtiyacı için tahliye davası açılabileceği 6570 sayılı Yasa'nın 7/b maddesinde sınırlı olarak sayılmıştır. Sözü edilen madde hükmüne göre kiralayan veya kiralayan durumunda olmayan malik ancak kendisinin, eşinin ve çocuklarının konut ihtiyacı için dava açabilir. 6570 sayılı Yasa'nın 7/b ve c maddesi hükmüne göre ihtiyaç iddiasına dayalı tahliye davalarının İİK'nın 272. maddesinin kıyasen uygulanması suretiyle kira sözleşmesinin bitimini takip eden gün içinde açılması gerekir. Daha önce veya bu bir aylık süre içinde sözleşmenin yenilenmeyeceğine ilişkin tahliye iradesi kiracıya bildirilmiş ise bu bildirimi takip eden dönem sonuna kadar dava açılabilir. Dava açma süresi kamu düzenine ilişkin olup mahkemece resen nazara alınır.
Olayımıza gelince; kiralayan Hüseyin ile kiracı Süleyman arasında 03.08.2004 tarihli, bir yıl süreli kira sözleşmesi akdedilmiş olup, kiralayan 04.08.2005 tarihinde tebliğ edilen ihtar ile taşınmaza ihtiyacının bulunduğunu akdin fesh edileceği davalıya bildirilmiştir. Sözleşme hükümleri ve verilen ihtar konusunda taraflar arasında bir çekişme yoktur. Dava 01.11.2005 tarihinde taşınmazın maliki bulunan Sıdıka tarafından açılmıştır. Yukarıda açıklanan esaslar doğrultusunda malik olmayan kiralayan tarafından akdin feshedileceği ifadesini içeren ihtardan sonra dava 01.11.2005 tarihinde açılmıştır. Malik olmayan kiralayan tarafından ihtiyaç nedeniyle gönderilen ve fesih iradesini içeren ihtarnameye göre malikin dava açabileceği kabul edilerek işin esasının incelenmesi ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile reddine karar verilmesi doğru değildir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile HUMK'nın 428. maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 30.11.2006 tarihinde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy