(4721 S. K. m. 6)
Dava: Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı eşya alacağı davasına dair kararın temyiz incelemesi duruşmalı olarak davalılar tarafından süresi içinde istenilmekle gün tayin edilerek taraflara gönderilen davetiyelerin tebliğ edilmesi üzerine belli günde taraflardan gelen olmadı, tebligatların yapılmış olduğu görüldü, incelemeye evrak üzerinden devam edilip, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Uyuşmazlık, çeyiz ve ziynet eşyalarının iadesine ilişkindir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmesi üzerine hüküm davalılar tarafından temyiz edilmiştir.
1- Dosya kapsamına, toplanan delillere, mevcut deliller mahkemece takdir edilerek karar verilmiş olmasına, takdirde de bir isabetsizlik bulunmamasına göre temyiz eden davalıların aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Temyiz eden davalıların ziynet eşyalarına ilişkin temyiz itirazlarına gelince;
Davacı vekili, dava dilekçesinde, müvekkilesi ile davalı S. C.'nın evli olup evlendikten bir süre sonra yurt dışında yaşamaya başladıklarını, ancak eşinin haksız ve kusurlu davranışları sonucu eşinin davacıyı uçağa bindirip babasının evine gönderdiğini, taraflar arasındaki boşanma davasının halen derdest olduğunu, dava dilekçesine ekli çeyiz senedine göre dava konusu edilen çeyiz eşyalarının davacının kayınpederi olan diğer davalı Y. C.'ya teslim edildiğini belirterek, burada yazılı eşyaların aynen iadesini, mümkün olmadığı takdirde dava tarihindeki değerinin yasal faizi ile tahsilini talep etmiştir. Davalı Y. C., çeyiz senedine diyeceğinin olmadığını, senette ismi geçen F. K.'nin davacının babası olup, taraflar arasında boşanma davası devam ettiğinden ayrı yaşadıklarını, eşya ve altınların tamamının davacıda olduğunu belirterek, davanın reddine karar verilmesini savunmuştur. Diğer davalı S. C. duruşmalara gelmemiş ve bir savunmada bulunmamıştır.
Dosyaya sunulan ve taraflarca karışı çıkılmayan 11.8.2003 tarihli, davacının babası F. K. ile davalı Y. C. tarafından imzalanan "çeyiz listesi" başlıklı belgeden bir kısım ziynet eşyalarının teslim edildiği görülmektedir. Davacı dava konusu edilen ziynet eşyalarının davalı tarafta kaldığını iddia etmiş, davalı ise davacı tarafından götürüldüğünü savunmuştur. Yaşam deneylerine göre olağan olanın bu çeşit eşyanın kadının üzerinde olması ya da evde saklanması, muhafaza edilmesidir. Başla bir deyimle bunların davalı tarafın zilyetlik ve siyanetine terk edilmesi olağana ters düşer. Öte yandan söz konusu eşya rahatlıkla saklanabilen, taşınabilen götürülebilen türdendir. Bu itibarla davacı dava konusu ziynet eşyasının varlığını, evden ayrılırken bunların zorla elinden alındığını ve götürülmesine engel olunduğunu, evde kaldığını kanıtlama yükümlülüğündedir. Ne var ki davacının gerek işbu davada, gerek taraflar arasında görülen boşanma davasında dinlettiği tanıkları dava konusu eşyaların davalı tarafa teslim edildiğini ve davacının yurt dışından uçakla gönderildiğini belirtmelerine karşın ziynetlerin davalının elinden alındığı, zorla alıkonulduğu hususunda bir beyanda bulunmamışlardır. Bununla birlikte davacı, dava dilekçesinde "yasal her türlü" delil demek suretiyle yemin deliline de dayanmış olduğundan davacıya ziynetlerin elinden alındığı, götürülmesine engel olunduğu, davalı tarafta kaldığı konusunda davalılara yemin teklif etme hakkı hatırlatılarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme sonucu yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmediğinden kararın bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Davalıların temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün yukarda (2) no'lu bentte yazılı nedenlerle BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edenlere iadesine, 13.11.2007 tarihinde oybirliği ile, karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy