(4721 S. K. m. 644)
Dava: Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı paydaşlığın giderilmesi davasına dair karar davalı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Karar: Uyuşmazlık üç adet taşınmazın ortaklığının giderilmesi istemine ilişkindir. Mahkemece 1963 ve 1964 nolu parsellerin satış suretiyle 1961 nolu parselin aynen taksim suretiyle ortaklığının giderilmesine karar verilmiş, hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosya kapsamına, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerekçelere göre davalının 1963 ve 1964 parsel sayılı taşınmazların satış suretiyle paydaşlığının giderilmesine ilişkin hükme yönelttiği temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Davalının 1961 parsel sayılı taşınmaza ilişkin hükme ilişkin temyiz itirazlarına gelince;
Paydaşlığın (ortaklığın) giderilmesi davaları iki taraflı, taraflar için benzer sonuçlar doğuran davalardır. Bu davalarda davalı da davacı gibi aynı haklara sahiptir. Bu nedenle davacının satış suretiyle paylaşma istemesi davalıların aynen paylaşma istemesine engel teşkil etmez.
Paydaşlığın (ortaklığın) giderilmesi davalarında mahkemece malın aynen bölünerek paylaştırılmasına karar verilebilmesi için taşınmazın yüzölçümü, niteliği, pay ve paydaş sayısı ile imar mevzuatına göre aynen bölüşmenin mümkün olup olmadığının araştırılması gerekir. Taşınmazın önemli ölçüde bir değer kaybına uğraması söz konusu ise aynen bölünerek paylaştırılmasına karar verilemez. Keza paydaşlar rıza göstermedikleri takdirde taşınmazın bir bölümü paylı bırakılamaz.
Aynen bölünerek paylaştırmanın (taksimin) mümkün olması durumunda bölünen parçaların değerlerinin birbirine denk düşmemesi halinde eksik değerdeki parçaya para (ivaz) eklenerek denkleştirme sağlanır. Davada paydaşlar arasında anlaşma olmadıkça hakim kendiliğinden bazı taşınmazların bir kısım paydaşlara, kalanın diğer paydaşlara verilmesi şeklinde aynen bölünerek paylaştırmaya karar veremez.
Aynen bölünerek paylaştırma (taksim) halinde teknik bilirkişiye ifraz (taksim) projesi düzenlettirilerek bu projeye göre taşınmaz Belediye veya mücavir alan hudutları içerisinde ise Belediye Encümeninden karar alınmak suretiyle belediyeden, Belediye dışında ise İl İdare Kurulundan İmar Yasası ve Yönetmeliğine göre bölüşmenin (taksimin) mümkün olup olmadığı sorulur. İfraz projesinde kimlere nerelerin verileceği konusunda paydaşlar anlaşamazlar ise hakim huzurunda kura çekilerek belirlenir.
Onay makamından olumsuz cevap gelmesi halinde paydaşlığın (ortaklığın) satış suretiyle giderilmesine karar verilmesi gerekir.
Olayımıza gelince; mahkemece bilirkişi marifetiyle yapılan keşif sonunda düzenlenen 16.6.2006 tarihli raporda 1961 nolu parselin paydaşları arasında aynen taksiminin mümkün olduğu açıklanmış, buna ilişkin taksim krokisi düzenlenmiştir. Ancak taksim krokisi onay makamına gönderilerek onayı alınmamıştır. Yukarıda belirtilen esaslar dairesinde bilirkişinin taksim krokisinin imar mevzuatına göre mümkün olup olmadığı ilgili merciiden sorulup, gelecek cevap değerlendirilerek sonucu dairesinde bir karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile hüküm kurulması doğru değildir.
Hüküm bu nedenle bozulmalıdır.
Sonuç: Yukarıda 1.bentte açıklanan nedenlerle davalının temyiz itirazlarının reddi ile hükmün 1963 ve 1964 parsellere ilişkin kısmının ONANMASINA, 2.bentte açıklanan nedenlerle davalının temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün 1961 parsele ilişkin bölümünün BOZULMASINA, onanan kısım için taşınmaz malın satış bedelinden payına düşecek paranın %09 oranında hesaplanacak onama harcından peşin alınan 12.20.-YTL’nın mahsubu ile bakiyesinin temyiz edenden alınmasına 30.01.2007 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)