(6570 S. K. m. 7) (2004 S. K. m. 272)
Dava: Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı tahliye davasına dair karar davalı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Dava iktisap ve ihtiyaç nedeniyle kiralananın tahliyesine ilişkindir. Mahkemece kiralananın tahliyesine karar verilmiş, hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin dava konusu taşınmazı 15.10.2001 tarihinde ihtiyacı için davalının babası Recep'in satın aldığı, satın aldığında dairede davalının oturduğunu, davalının kısa sürede boşaltacağını ve oturduğu sürede kira bedellerini ödeyeceğine dair söz vermesine karşın daireyi boşaltmadığını ve oturduğu sürede hiç kira bedeli ödemediğini, müvekkilinin eşi ile birlikte hala evli oğlu ile birlikte yaşadığını belirterek kiralananın tahliyesini istemiştir. Davalı vekili ise davacının daha önce Zeytinburnu 3. İcra Müdürlüğü'nün 2004/166 esas sayılı dosyasında kira alacağından dolayı takip yaptığı itirazında alacaklı ile aralarında herhangi bir kira ilişkisinin bulunmadığını belirttiğini davacının itirazın kaldırılması ve tahliye için Zeytinburnu İcra Tetkik Merci'nin 2004/550 esas sayılı dosyasında istemin red edildiğini ve kararın kesinleştiğini; bu sebeple davacının davasının haksız olduğu, müvekkilinin kiracı olmadığı müvekkili aleyhine ihtiyaçtan tahliye davası açmanın mümkün bulunmadığını belirterek davanın reddini istemiştir.
6570 Sayılı Yasa'nın 7/b ve c maddesi hükmüne göre ihtiyaç iddiasına dayalı olarak açılacak tahliye davalarının İİK'in 272. maddesine kıyasen uygulanması suretiyle kira sözleşmesinin bitimini takip eden bir ay içinde açılması gerekir. Daha önce veya bu bir aylık süre içerisinde sözleşmenin yenilenmeyeceğine ilişkin tahliye iradesi kiracıya bildirilmiş ise bu bildirimi takip eden dönem sonuna kadar dava açılabilir. Dava açma süresi kamu düzenine ilişkin olup, davalı ileri sürmese bile mahkemece kendiliğinden göz önünde bulundurulması gerekir.
Davanın süresinde açılıp açılmadığının belirlenebilmesi için öncelikli kira sözleşmesinin başlangıç tarihinin ve süresinin bilinmesi zorunludur. Davacının bildirdiği bu tarihlere davalı karşı çıkarsa uyuşmazlığın tarafların gösterecekleri tanık dahil bütün deliller toplanarak bir hadise olarak çözüme kavuşturulması gerekir.
Olayımıza gelince; Davacı davalının kiracı olduğunu iddia ettiği taşınmazı 15.10.2001 tarihinde satın almış ve malik sıfatıyla davalının taşınmazda kiracı olduğundan bahisle konut ihtiyacına dayanarak iş bu davayı açmıştır. Davalı ise kiracılık ilişkisine karşı koyarak kiracı olmadığını savunmuştur. Taraflar arasında yazılı kira sözleşmesi bulunmamaktadır. Davacı davalının kiracı olduğunu iddia ettiğine göre taraflar arasındaki kira ilişkisini, kira sözleşmesinin başlangıç ve süresini kanıtlamak zorundadır. Bu nedenle kira ilişkisi konusunda tarafların delillerinin sorulması, varsa toplanması kiracılık ilişkisi kanıtlandığında kira sözleşmesinin başlangıç ve süresinin belirlenmesi ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçeyle hükmün kurulması doğru olmadığından hükmün bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Hükmün yukarıda açıklanan nedenle BOZULMASINA ve istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 18.02.2008 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy