(2004 S. K. m. 67)
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı itirazın iptali davasına dair karar davacılar tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava itirazın iptali istemine ilişkin olup, mahkemece istemin reddine karar verilmesi üzerine, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı vekili, dava dilekçesinde 25.09.2002 başlangıç tarihli ve 5 yıl süreli kira akdi gereğince, 28.000 ABD Doları 2006-2007 kirasının 1000 YTL'lik kısmına ilişkin davalı hakkında başlatılan icra takibine itiraz edilmesi üzerine takibin durduğunu belirterek itirazın iptali ve icra tazminatı isteminde bulunmuştur. Davalı vekili, kira sözleşmesinin 8/b maddesi gereğince akdi tek taraflı olarak feshettiklerini belirterek kira istenemeyeceğini savunmuştur. Mahkemece davanın reddine karar verilmiştir.
Davaya dayanak yapılan ve hükme esas alınan 25.09.2002 başlangıç tarihli ve 5 yıl sureti kira sözleşmesi konusunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmamaktadır. Kira sözleşmesinde yıllık kira miktarı 14.000 ABD Doları olup, özel şartlar 8/b maddesinde; Baz istasyonunun teknik olarak kiracının standartlarında çalışma şartlarının ortadan kalkması durumunda kiracının bir ay önceden ihbarda bulunmak suretiyle sözleşmeyi feshedebileceği kararlaştırılmıştır. Davacı tarafından 02.12.2005 tarihinde 2006-2007 yılı kirası 28.000 ABD Dolarını 1000 YTL'lik kısmının ödenmesi için başlatılan icra takibi üzerine, davalı borçlu yasal süresinde yapmış olduğu itirazında; taraflar arasındaki sözleşmenin 06.01.2005 tarihli ihtarname ile feshedildiğini, takip konusu döneme ilişkin kira borcu bulunmadığını beyan etmiştir. Mahkemece her ne kadar sözleşmenin muayyen bir müddetle yapılması ve teknik bilirkişi raporunda belirtilen nedenlerle sözleşmenin icrasının davalı yönünden tahammül edilmez bir hale gelmiş olması nedeniyle davalının fesih hakkı doğduğu, ihbar koşuluna da uyulması nedeniyle kira sözleşmesinin sona erdiğinin kabulü gerektiği, bu durumda davacı tarafta sözleşme sonuna kadar kira alacağı talep etme hakkının bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş ise de, kiracının fesih bildirimi haklı değildir. Zira kendi şirketinin başka şirketlerle birleşmesi suretiyle çok yakınlarda aynı şirkete ait başka baz istasyonlarının bulunması nedeniyle standart çalışma şartlarının ortadan kalkmasına kendisi sebep olmuştur. Bu şekilde oluşan yeni durum sözleşmenin 8/b. Maddesinde yer alan baz istasyonunun standartlara uygun olmadığı anlamına gelmez. Kira ilişkisi geçerliliğini korumaktadır. Geçerli bir kira sözleşmesinin bulunması nedeniyle kiracının kira borcundan sorumluluğu devam etmekte olup, istemin kabulüne karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile istemin reddine karar verilmesi doğru olmadığından hükmün bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacının temyiz itirazlarının kabulü ile hükmen BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 12.02.2008 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy