(2004 S. K. m. 63)
Dava: İcra mahkemesince verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı karar davacı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Davacı tarafından davalı kiracı hakkında tahliye taahhüdü nedeniyle kiralananın tahliyesi için başlatılan icra takibine vaki itiraz üzerine davacı icra mahkemesine başvurarak itirazın kaldırılması isteminde bulunmuştur. Mahkemece istemin reddine karar verilmesi üzerine karar davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı dava dilekçesinde davalının 1.10.2002 başlangıç tarihli ve bir yıl süreli sözleşme ile kiracı olduğunu, kiralananda otururken 15.12.2002 tanzim tarihli yazılı tahliye taahhüdü ile taşınmazı 5.11.2006 tarihinde tahliye edeceğini taahhüt ettiği halde tahliye etmediğinden hakkında icra takibi yaptıklarını, davalının takibe itiraz ettiğini belirterek itirazın kaldırılmasını istemiştir. Davalı vekili ise müvekkilinin kiracı olarak ev ile ilgili kira sözleşmesi imzaladıkları sırada aynı tarihte müvekkile baskı yapılmak suretiyle tahliye ve tanzim tarihi boş olarak tahliye taahhüdü imzalatıldığını, tanzim ve tahliye tarihlerinin sonradan yazıldığını belirterek istemin reddini savunmuştur.
Takibe dayanak yapılan ve karara esas alınan 1.10.2002 başlangıç tarihli ve bir yıl süreli sözleşme konusunda taraflar arasında bir uyuşmazlık bulunmamaktadır. Davacı 15.12.2002 tanzim ve 5.11.2006 tahliye tarihli tahliye taahhütnamesine dayanarak icra takibi yapmış, örnek 14 nolu tahliye emri davalıya 20.11.2006 tarihinde tebliğ edilmiştir. Davalı tahliye emrinin tebliği üzerine yasal süresinde yapmış olduğu itirazında takibe konu yazılı tahliye taahhüdü tamamen sahte olarak ve müvekkilinin iradesi dışında düzenlendiğini, geçerliliğinin olmadığını beyan etmiştir. Davalı açıkça imza inkarında bulunmaz ve tanzim tarihinin gerçek olmadığını ileri sürmezse tahliye tarihine karşı çıkmamış sayılır. İİK 63 maddesinde itiraz eden borçlu itirazın kaldırılması duruşmasında alacaklının dayandığı senet metninden anlaşılanlar dışında, itiraz sebeblerini değiştiremez ve genişletemez hükmüne yer verilmiştir. Bu hüküm karşısında davalı itirazında tahliye taahhütnamesinde bulunan tanzim ve tahliye tarihlerine karşı çıkmadığına göre yargılama sırasında tarihlerin sonradan atıldığını ileri sürerek itirazını değiştiremez ve genişletemez. Davalı taahhütname altındaki imzayı da inkar etmediğine göre boş belgeye imza atmanın sonuçlarına katlanmak zorundadır. Bu nedenle takibe konu tahliye taahhüdü geçerli olduğundan itirazın kaldırılmasına karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde istemin reddine karar verilmesi doğru olmadığından kararın bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Kararın yukarda açıklanan nedenle BOZULMASINA ve istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 02.04.2007 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)