(818 S. K. m. 100, 266)
Dava: Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı tazminat davasına dair karar davacı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Karar: Uyuşmazlık kira sözleşmesinden kaynaklanan tazminat isteğine ilişkindir. Mahkemece davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı vekili dava dilekçesinde 6/12 payı kendilerine ait olan taşınmazın davalının kiracı olarak kullanımında iken çıkan yangın sonucu tümüyle yandığını, yangının dikkatsizlik sonucu meydana geldiğini ileri sürerek, fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak koşuluyla paylarına isabet eden 171.765.000 TL zararın karşılığının yangın tarihi olan 17.1.1993 gününden itibaren işleyecek faizi ile birlikte davalıdan tahsilini istemiştir. Davalı taşınmazda yangın tarihinde kiracı olarak bulunduğunu, hiçbir kusuru olmaksızın çıkan bu yangın sonucu evdeki tüm eşyasının da evle birlikte yandığını esasen yangın anında evde kimsenin bulunmadığını, evin çok eski ve bakımsız bir ahşap bina olduğunu, evden en son çıkan eşinin beyanına göre de sobanın söndürülmüş olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Davalının davacı idareye ait Üsküdar İ
. Mahallesi H
. Sokak 591 Ada 29 Parsel üzerinde bulunan 11 kapı nolu taşınmazda kiracı olduğu kira ilişkisinin 18.12.1992 tarih itibariyle yenilendiği konusunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmamaktadır. Nitekim davalının imzasını taşıyan taahhütname başlığı altında düzenlenen 18.12.1992 tarihli belgede bu husus içermektedir. Davalının kiracı olarak oturduğu taşınmazda eşinin soba yakması sonucu 17.1.1993 tarihinde çıkan yangında hasar gördüğünde dosya kapsamından ve Üsküdar 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 1993/79 sayılı dava dosyasından anlaşılmaktadır. Sözü edilen ceza davasında yapılan yargılama sonucu davalının eşi Meryem'in eylemi sabit görülerek cezalandırılmış ve karar kesinleşmiştir.
Dava kiralananda yangın sonucu meydana gelen hasar bedelinin tazminine ilişkindir. Yangın kira ilişkisi sürerken meydana gelmiştir. Borçlar Kanununun 266. maddesi hükmü uyarınca kiracı kiralananı ne halde teslim almış ise aynı şekilde teslim etmekle yükümlüdür. Davalı kiracının sorumluluğu akdi sorumluluktur. Yine Borçlar Kanununun 100. maddesi hükmü uyarınca davalı kiracı birlikte yaşadığı ev halkından birinin kiralanana vermiş olduğu zarardan da sorumludur. Mahkemece işin esası incelenerek karar verilmesi gerekirken uyuşmazlık yanlış nitelendirilerek yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmadığından kararın bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile HUMK'un 428. maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 07.05.2007 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy