(6570 S. K m. 7/son) (YHGK. 02.12.1992 T. 1992/6-630 E. 1992/724 K.)
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan tahliye davasına dair karar, davacı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava, aynı şehir ve belediye sınırları içerisinde davalıya ait evin bulunduğundan kiralananın tahliyesine ilişkindir. Mahkemece davanın süre yönünden reddine karar verilmiş, hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı vekili dava dilekçesinde, davalının müvekkiline ait taşınmazda 01.09.1999 başlangıç tarihli ve 3 yıl süreli sözleşme ile kiracı olduğunu, davalının kendisi adına T... M... Av. S... A.., Sok. No 35/6 Şişli/İstanbul adresinde evinin bulunduğunu belirterek, 6570 sayılı Kanun'un 7/son maddesi gereğince kiralananın tahliyesini istemiştir. Davalı ise, davacının kötü niyetli olduğunu, tahliyeyi sağlamak için her türlü yolu denediğini, davacının İstanbul Beşinci Sulh Hukuk Mahkemesinde ihtiyaç nedeniyle tahliye davası açtığını, ihtiyacının samimi olmadığını, davacının asıl amacının kira artırmaya yönelik bulunduğunu, sözleşme yapıldığında davacı müvekkilinin konutu olduğunu bildiğini, kendi konutunun sosyal konumuna uygun olmadığını, davanın reddini savunmuştur.
6570 sayılı Yasa'nın 7/son maddesine dayanılarak açılan tahliye davasında tahliye kararı verilebilmesi için, davalı veya eşine ait olduğu ileri sürülen konutun kiralananla aynı şehir veya belediye hudutları içinde olması ve davalının sosyal durumu, aile nüfus sayısı itibariyle oturmasına elverişli bulunması gerekir. Bu iki koşulun bir arada bulunması zorunludur. Mücavir alanda olduğu halde belediye hududu içindeki yerlerden farksız her türlü belediye hizmetlerinden yararlanılan yerler de bu maddenin kapsamı içinde sayılır.
Olayımıza gelince; davada dayanılan 01.09.1999 başlangıç tarihli ve 3 yıl süreli kira sözleşmesi konusunda taraflar arasında bir uyuşmazlık bulunmamaktadır. Davacı Selmin'in kiralayan ve malik olduğu, sözleşme ve tapu kaydından anlaşılmaktadır. Davacı, davalının aynı şehir ve belediye hudutları içerisinde oturulabilir dairesi olduğunu ileri sürerek, 6570 sayılı Yasa'nın 7/son maddesi gereğince kiralananın boşaltılmasını istemiştir. Mahkemece davanın süre yönünden reddine karar verilmiş ise de, 6570 sayılı Yasa'nın 7/son maddesine göre açılacak dava süreye tabi olmadığından, davanın açılmasında bir usulsüzlük bulunmamaktadır. Nitekim YHGK' nın 02.12.1992 gün ve 6-630/724 sayılı kararı da bu doğrultudadır. Bu nedenle, taraf delilleri toplanıp, yukarıda açıklanan esaslar çerçevesinde değerlendirilerek, varılacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde davanın ret edilmesi doğru olmadığından hükmün bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Hükmün yukarıda açıklanan nedenle BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 14.05.2007 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy