(4721 S. K. m. 733) (818 S. K. m. 18)
Dava ve Karar: Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı önalım davasına dair karar davalı tarafından süresi içinde duruşma 11 olarak temyiz edilmiş ancak duruşma günü tebliği için posta pulu eklenmediğinden duruşma isteğinin reddine karar verilmiş olup dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava hakkı nedeniyle payın iptali ve tescile ilişkindir. Mahkemece bedelde muvazaa iddiasının da kabulüyle davalının paylarının iptaline karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacılar vekili 3386, 4391, 4393, 5521 parsellerden 20/32 şer payı toplam 250.000.YTL bedelle davalının satın aldığını, paylara gerçekte 100.000.YTL ödediğini, müvekkillerinin önalım hakkını engellemek için bedelin yüksek gösterildiğini, şimdilik harca esas değer olarak 100.000.YTL den payların iptali ile müvekkilleri adına tescilini talep etmiş, yargılama sırasında da mahkemece belirlenecek bedelden önalım hakkını kullanacaklarını bildirmiştir. Davalı vekili taşınmazların tapuda gösterilen bedel olan 250.000.YTL den satın aldıklarını, davanın süresinde açılmadığı gibi fiili taksim nedeniyle de davanın reddini savunmuştur.
Önalım hakkı paylı mülkiyet hükümlerine tabi taşınmazlarda payın üçüncü kişiye satılması halinde, diğer paydaşlara o payı öncelikle satın alma yetkisi veren bir haktır. Bu hak paylı mülkiyet ilişkisi kurulduğu anda doğar ve payın üçüncü kişiye satılması ile kullanılabilir hale gelir.
Önalım hakkının kullanılmasıyla bu hakkı kullanan paydaş ile alıcı arasında kapsam ve şartları satıcı ile davalı arasında yapılan sözleşmenin aynı olan bir satım ilişkisi kurulmuş olur. Önalım bedeli tapuda gösterilen satış bedeli ile davalı tarafından ödenen harç ve masrafların toplamından ibarettir.
Davacılar vekili dava dilekçesinde şimdilik 100.000.YTL harca esas değer olarak önalım bedelini bildirmiş, dava sırasında da mahkemece belirlenecek değerden önalım hakkının tanınmasını talep etmiştir. Öncelikle davacı iddia ettiği satış bedelini açıkça bildirmek zorundadır. Davacı bedelde muvazaa iddiasını her türlü delille kanıtlayabilir. Ne var ki davacı tarafından bu iddia ile ilgili olarak dinletilen tanıkların beyanları duyuma dayalı olup davacı iddiasını kanıtlayamamıştır. Duyuma dayalı tanık beyanlarına değer verilemez. Keşif tek başına bedelde muvazaa iddiasını kanıtlamaya yeterli bir delil değildir. Mahkemece yapılacak iş davacılara tapudaki satış bedeli ve giderleri üzerinden önalım hakkını kullanıp kullanmayacağı sorulmak suretiyle sonucuna göre bir karar vermekten ibarettir. Bu yön gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmediğinden hükmün bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile HUMK.'nun 428. maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 21.06.2007 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy