(6570 S. K. m. 7)
Dava: Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı tahliye davasına dair karar davacı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Uyuşmazlık iktisap ve işyeri ihtiyacı nedeniyle tahliye istemine ilişkindir. Mahkemece istemin reddine karar verilmiş, hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı vekili, dava dilekçesinde, davalı G. T. tarafından 01.09.2002 başlangıç tarihli kira akdi ile kiralanan taşınmazı 21.08.2006 tarihinde satın aldığını, ihtiyacı nedeniyle tahliyesi için davalı tarafa ihtar gönderdiğini ancak davalının tahliye etmediğini belirterek işyeri ihtiyacı nedeniyle taşınmazın tahliyesini istemiştir. Davalılar vekili, davacının ihtiyacının gerçek ve samimi olmadığını, satışın gerçek bir satış olmayıp muvazaalı olduğunu, taşınmaza birçok masraf yaptığını belirterek davanın reddini savunmuştur. Mahkemece davanın süresinde açılmadığı gerekçesiyle reddine karar verilmiştir.
6570 sayılı Yasa kapsamına giren bir taşınmazı iktisap eden kimse dilerse eski malik ile kiracı arasında yapılmış sözleşmeye dayanarak sözleşmenin sonunda, dilerse Yasanın 7/d maddesinde öngörülen sürelerden yararlanarak ihtiyaç nedeniyle tahliye davası açabilir. Yeni malikin bu seçeneklerden hangisi yararına ise onu tercih etme hakkı vardır. 6570 sayılı Yasanın 7/d maddesine dayanması halinde yeni malikin iktisap günüde dahil olmak üzere iktisap tarihinden itibaren bir (1) ay içinde kiralananı satın aldığını ve ihtiyacı olduğunu kiracıya bildirmesi ve yine iktisaptan itibaren iktisap günü dahil altı (6) ayın sonunda dava açması gerekir. Davanın altı ayın sonunda hemen açılması şart olmayıp sözleşme sonuna kadar açılması mümkündür. Ancak iktisabı izleyen bir ay içerisinde ihtar tebliği zorunlu olup bunun sonradan giderilmesi mümkün değildir.
6570 sayılı Yasanın 7/d maddesine göre açılacak davada tahliyeye karar verilebilmesi için ihtiyacın varlığının kanıtlanması gerekir.
Olayımıza gelince; davalılardan G. T. tarafından 01.09.2002 başlangıç tarihli ve 3 yıl süreli kira sözleşmesi ile davalıların birlikte kullandığı ve davacının bu taşınmazı 21.08.2006 tarihinde satın aldığı hususunda uyuşmazlık bulunmamaktadır. Davacı kiralananı satın aldıktan sonra davalılara gönderdiği 06.09.2006 tarihli ihtarnamenin 1. maddesinde taşınmazın iktisap ve ihtiyaç sebebiyle tebliğden itibaren geçecek altı ayın sonunda tahliye edilmesini, 3. maddesinde eski malikle yapılan sözleşme uyarınca, eski malikin haklarına halef olarak tahliye davası açılacağını bildirmiştir. Davacı dava dilekçesinde eski malikle yapılan sözleşmedeki haklara halef olarak dava açtığını belirtmek suretiyle yasanın kendisine tanıdığı seçimlik hakkını kullanarak kira sözleşmesinin sonunda 08.09.2006 tarihinde iş yeri ihtiyacı nedenine dayalı açtığı dava süresindedir. Dava süresinde açıldığına göre mahkemece taraf delilleri toplanarak işin esası hakkında karar vermek gerekirken davanın süresinde açılmadığından bahisle davanın reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır.
Hüküm bu nedenle bozulmalıdır.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacının temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 05.06.2007 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy