(2004 S. K. m. 269) (818 S. K. m. 260)
Dava: İcra mahkemesince verilmiş bulunan karar davacı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Davacı kiralayan tarafından davalı kiracı aleyhine kira alacağı ve tahliye istemli olarak başlatılan İcra takibinde davalı borçlunun borcun 3.500.- YTL'lik kısmına itirazda bulunmaması üzerine davacı kiralayan İcra mahkemesinden tahliye isteminde bulunmuş, mahkemenin itirazın kaldırılması istenmeden tahliye talep edilemeyeceği gerekçesi ile davanın reddine dair karar alacaklı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı kiralayan vekili, dava dilekçesinde davalı kiracı hakkında kira alacağının tahsili için yapılan İcra takibi üzerine davalı kiracının 7.000.-YTL tutarındaki kira alacağına ilişkin 3.500.-YTL borcu olduğundan söz ederek itirazda bulunduğunu, ancak kabul etmesi sebebiyle kesinleşen borcunu ödeme emri ile verilen otuz günlük süre içinde ödemediğini ve temerrüde düştüğünü belirterek, kiralanandan tahliyesini talep etmiştir.
Davalı vekili, davayı kabul etmediklerini, kira miktarının belirlenebilir şekilde net olarak İcraya konmasının gerektiğini, sözleşmeye göre kira parasının 7.000.-YTL olmadığını, müvekkilinin borcun 3.500.-YTL'lik bölümünü fer'ileri ile birlikte kabul ettiğini, bu davanın da İtirazın kaldırılması davası ile birlikte açılması gerektiğini, başlı başına tahliye isteminde bulunulamayacağını belirterek davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
İcra takibinde ve davada dayanılan ve karara esas alınan 10.07.1993 başlangıç tarihli ve bir yıl süreli kira sözleşmesi konusunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmamaktadır. Davacı tarafından davalı hakkında Niğde İcra Müdürlüğü'nün 2006/4130 sayılı İcra dosyası ile 7.000.-YTL kira alacağının tahsili için tahliye istemli icra takibi yapılmış, davalı kiracıya 21.07.2006 tarihinde ödeme emrinin tebliği üzerine 24.07.2006 tarihli dilekçe ile takibe itiraz edilirken borcun 3.500.YTL'lik bölümüne karşı çıkılmayarak kabul edilmiştir. Ne var ki davalı kiracı tarafından kabul edilen borcun bu kısmı ödeme emri ile verilen otuz günlük süre içinde ödenmediğinden bu yönüyle kesinleşen takibe devam edilerek kabul edilen borç miktarı İcra İflas Kanunu'nun 89. maddesi uygulaması sonucu 18.10.2006 tarihinde İcra dosyasına yatırılmıştır.
Davalı, kabul ettiği borcunu ödeme emri ile verilen otuz günlük süre içinde ödemeyerek temerrüde düşmüştür. Bu durumda davacı kiralayanın kesinleştiği halde süresinde ödenmeyen kira borcu nedeniyle kiralananın tahliyesini istemesinde bir usulsüzlük bulunmamaktadır. İstem, itiraza uğradığı için duran İcra takibine yönelik olmadığından davada itirazın kaldırılmasının istenmesi gerekmez. Davalı kiracının temerrüdü sabit olduğundan mahkemenin istemin kabulü ile kiralananın tahliyesine karar verilmesi gerekirken dava dilekçesinde itirazın kaldırılması istenmeden tahliye talep edildiği gerekçesi ile istemin ret edilmesi isabetsiz olup bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Davacı kiralayan vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın yukarda yazılı nedenlerle BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 20.02.2007 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy