(818 S. K. m. 248) (1086 S. K. m. 284)
Dava: Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı tahliye davasına dair karar davalı tarafından duruşmalı olarak süresi içinde temyiz edilmiş ancak, işin niteliğine göre duruşmaya tabi olmadığından duruşma isteğinin reddine karar verilmiş olup dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Uyuşmazlık, işyeri ihtiyacı nedeniyle kiralananın tahliyesi istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm, davalı vekili, tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı vekili, dava dilekçesinde, müvekkillerinden Hüseyin Musluoğlu'nun uzun süre pastanecilik işi yaptığını, uzun süreden beri boşta olup halen işsiz olduğunu dava konusu yerde pastanecilik işi yapacağını, kiralananın tahliyesini istemiştir. Davalı vekili, davanın süresinde açılmadığını, dava konusu yerin yapılmak istenilen pastanecilik işine uygun olmadığını, Belediye'den ve Tarım Bakanlığı'ndan işletme ruhsatı alınamayacağını, ihtiyaçlının yapılmak istenilen işin ustası olmadığını ve davanın reddini savunmuştur.
İhtiyaç iddiasına dayalı davalarda tahliyeye karar verilebilmesi için ihtiyacın gerçek, samimi ve zorunlu olduğunun kanıtlanması gerekir. Devamlılık arzetmeyen geçici ihtiyaç tahliye nedeni yapılamayacağı gibi henüz doğmamış veya gerçekleşmesi uzun bir süreye bağlı olan ihtiyaç da tahliye sebebi olarak kabul edilemez. Davanın açıldığı tarihte ihtiyaç sebebinin varlığı yeterli olmayıp, bu ihtiyacın yargılama sırasında da devam etmesi gerekir.
Olayımıza gelince; davaya dayanak yapılan ve hükme esas alınan 05.06.2001 başlangıç tarihli ve üç yıl süreli kira sözleşmesi konusunda taraflar arasında bir uyuşmazlık bulunmamaktadır. Davada kiralananda pastahane işi yapılacağı iddiasıyla ihtiyaca dayanılmıştır. Mahkemece yapılan araştırma ve inceleme yeterli olmadığı gibi, hükme esas alınan 21.02.2007 tarihli bilirkişi raporunda hüküm kurmaya yeterli ve elverişli değildir. Sözleşmede kiralananın döviz bürosu olarak kullanılacağı kararlaştırılmıştır. Mahkemece, yargılamada uzman bilirkişiler ile mahallinde yapılan keşif sonucu düzenlenen 21.02.2007 tanzim tarihli bilirkişi raporunda dava konusu yerin bodrum katının küçük olmakla birlikte imalathane, zemin katının ise teşhir amaçlı kullanılabileceği belirtilmiştir.
Bilirkişi raporundan halen döviz bürosu olarak kullanılan kiralananda WC, lavabo ve gıda imalatına uygun baca sistemi bulunup bulunmadığı, kiralananın, gıda imalatı ve satışı üzerine kullanılmaya sıhhi açıdan uygun olup olmadığı anlaşılamamaktadır. Öte yandan dava konusu yerin halen döviz bürosu olarak kullanıldığına göre, yapılmak istenilen işe uygun hale gelebilmesi için esaslı bir tamirat ve tadilat gerekip gerekmediği de bilirkişi raporundan anlaşılamamaktadır. Bu nedenle bilirkişi raporu Yargıtay denetimine açık ve hüküm kurmaya yeterli değildir. Bu durumda mahkemece, mahallinde uzman bilirkişiler ile keşif yapılarak yukarıdaki eksiklikler giderilip sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde eksik inceleme ile karar verilmesi doğru olmadığından hükmün bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 22.10.2007 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy