(6570 S. K. m. 7) (2004 S. K. m. 272) (7201 S. K. m. 21)
Dava: Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı kiralananın tahliyesi davasına dair karar davalı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Karar: Dava, iktisap ve konut ihtiyacı nedeniyle kiralananların tahliyesine ilişkindir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı vekili, dava dilekçesinde, müvekkilinin davalının kiracısı olduğu taşınmazı kirada oturan kızı S.N.'nin konut ihtiyacı sebebiyle 17.03.2006 tarihinde satın alarak bu konuda davalıya 31.03.2006 tarihinde ihtarname gönderdiğini, davanın 6570 sayılı Kanun'un 7/d maddesine göre süresinde açıldığını belirterek, davalının kiralanandan tahliyesini talep etmiştir. Davalı, davacı ile uyuşmazlıklarının taşınmazın eski malikinin eşinden kaynaklandığını, iktisap ve ihtiyaç durumunu bildirir ihtarnamenin 07.04.2006 tarihinde usulsüz şekilde tebliğ edildiğini kendisinin tebligatı görmediğini, bu konuda bilgilendirilmediğini, ihtiyacın samimi olmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
6570 sayılı Gayrimenkul Kiraları Hakkındaki Kanun'un 7/d maddesi gereğince iktisap ve ihtiyaca dayanılarak açılan tahliye davasını kiralananı iktisap eden kimse, iktisap tarihinden itibaren bir ay içerisinde keyfiyetten kiracıyı ihtarname ile haberdar etmek suretiyle altı ay sonra açabilir. İktisaptan itibaren bir aylık süre geçtikten sonra ihtarname tebliğ edilmiş ise, yeni malik bu maddeye dayanarak dava açamaz.
Öte yandan 6570 sayılı Gayrimenkul Kiraları Hakkındaki Kanun'un 7/b-c ve ç maddeleri hükmüne göre açılacak tahliye davalarının İcra İflas Kanunu'nun 272. maddesinin kıyasen uygulanması suretiyle kira sözleşmesinin bitimini takip eden bir ay içinde açılması gerekir. Daha önce veya bu bir aylık süre içerisinde sözleşmenin yenilenmeyeceğine ilişkin tahliye iradesi kiracıya bildirilmiş ise bu bildirimi takip eden dönem sonuna kadar dava açılabilir. Dava açma süresi kamu düzenine ilişkin olup davalı ileri sürmese bile mahkemece kendiliğinden göz önünde bulundurulması gerekir.
Olayımıza gelince; davacı, davalının kiracısı olduğu taşınmazı 17.03.2006 tarihinde satın aldıktan sonra 31.03.2006 tarihinde iktisap ve ihtiyaç durumunu bildirir ihtarname keşide etmiş, ancak ihtarname davalıya Tebligat Kanunu'nun 21. maddesine göre hangi nedenle adreste bulunmadığı belirtilmeden 07.04.2006 tarihinde usulsüz şekilde tebliğ edilmiştir. Davalı da tebliğden haberdar olmadığını savunmaktadır. Davacı ise ihtarnamenin davalıya tebliğini takiben 20.09.2006 tarihinde işbu davayı açmıştır. Davacı tarafından keşide olunan ihtarname davalıya yöntemine uygun biçimde tebliğ edilmediğine göre 6570 sayılı Yasanın 7/d maddesinde aranan koşulun gerçekleşmediğinin kabulü gerekir. Yasada, ihtarnamenin keşidesinin değil tebliğ koşulu aranmıştır. Dava her ne kadar iktisaptan itibaren altı ay sonra açılmış ise bir aylık süre içinde ihtarname usulüne uygun şekilde tebliğ edilememiş olduğundan davada 6570 sayılı Gayrimenkul Kiraları Hakkında Kanun'un 7/d maddesinin koşulları gerçekleşmemiştir. Diğer yandan davalının önceki kiralayanı ile düzenlediği kira sözleşmesi 01.07.1999 başlangıç tarihli ve bir yıl sürelidir. 6570 sayılı Gayrimenkul Kiraları Hakkında Kanun'un 7/b maddesine göre açılacak tahliye davasının bu durumda yukarıda açıklandığı üzere 1.8.2006 tarihine kadar açılması gerekir. Ne var ki davacı tarafından gönderilen ve usulsüz şekilde tebliğ edildiği için hukuki sonuç doğurmayacak ihtarnamenin süre koruyu niteliği de olmadığından 02.09.2006 tarihinde açılan dava 6570 sayılı Yasanın 7/b maddesine göre de süresinde değildir. Kaldı ki davacı taraf dava dilekçesinde açıkça 6570 sayılı Yasanın 7/d maddesine dayanmıştır. Bu itibarla mahkemenin süre yönünden davanın reddine karar vermesi gerekirken, işin esası incelenerek yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmediğinden kararın bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile HUMK'nun 428. maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 16.10.2007 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy