(6570 S. K. m. 7)
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı tahliye davasına dair karar davalı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Uyuşmazlık iki haklı ihtar nedeniyle kiralananın tahliyesi istemine ilişkindir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı dava dilekçesinde iki haklı ihtar nedeniyle kiralananın tahliyesini istemiştir. Davalı davanın süresinde açılmadığından davanın reddini savunmuş, mahkemece iki haklı ihtar nedeniyle kiralananın tahliyesine karar verilmiştir.
1- Dosya kapsamına toplanan delillere, mevcut deliller mahkemece takdir edilerek karar verilmiş olmasına ve takdirde de bir isabetsizlik bulunmamasına 20.04.2006 tarihli dilekçe ile kiralayan C... A.Ş. kiralanan ile ilgili icra takibi ve dava hakları ile birlikte kira sözleşmesinden kaynaklanan tüm hakların davacı şirkete devrettiğinden davanın açılması ve yürütülmesinde bir usulsüzlük bulunmamasına göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Davalının davanın süresinde açılmadığına ilişkin temyiz itirazına gelince; 6570 Sayılı Yasa'nın 7/e maddesi uyarınca iki haklı ihtar nedeniyle açılacak tahliye davasının yerleşik içtihatlar uyarınca kira sözleşmesinin bitiminden itibaren bir ay içerisinde açılması zorunludur.
İki haklı ihtar nedeniyle açılan davada tahliyeye karar verilebilmesi için kiracının bir kira yılı içerisinde iki haklı ihtara sebebiyet vermiş olması gerekir. İhtar tebliğinden sonra yapılan ödemeler iki haklı ihtarın oluşmasına engel teşkil etmez. Süresiz sözleşmelerde ve kira parasının yıllık ödenmesi gereken hallerde ve bir yıldan kısa süreli sözleşmelerde iki haklı ihtar oluşmaz.
Kira sözleşmesinde muacceliyet koşulunun bulunması halinde muaccel (istenebilir) hale gelen kiranın tek ihtarla istenmesi gerektiğinden bu kira parasının bölünüp değişik ihtarlarla istenerek iki haklı ihtara konu yapılması mümkün değildir.
Olayımıza gelince; davada dayanılan ve hükme esas alınan 06.10.2000 tanzim tarihli ve 5 yıl süreli kira sözleşmesi konusunda taraflar arasında bir uyuşmazlık bulunmamaktadır. Taraflar arasındaki uyuşmazlık kira sözleşmesinin başlangıç tarihine ilişkindir. Davacı kira başlangıcının 26.11.2001, davalı ise 15.09.2001 tarihi olduğunu iddia etmektedir. Taraflar arasındaki kira sözleşmesinin özel şartlar 4. maddesinde kira başlangıcının dava konusu kiralananın kaba inşaatının kiracının fiilen emrine tahsis ve teslim edildiği tarih olarak belirlendiği aynı maddenin devamında, kiracı, ticarethanesini alışveriş merkezinin açılış tarihi olarak belirlenen 2001 yılının Eylül ayı içerisinde açıp işletmeyi aksi takdirde geciktiği her gün için kiralayana bir güne karşılık gelen kira parasının iki katı oranında cezai şart ödemesi gerektiği, 3. maddesinde ise kiralananın kiracıya teslim tarihi kiralayan tarafından sözleşmenin imzalanmasını takiben kiracıya yazılı olarak bildirileceği kararlaştırılmıştır. Davacı davalıya 15.09.2006 tarihli ihtarnamesi ile kira süresinin dolduğunu ve 30.09.2006 tarihine kadar yeni kira dönemine ilişkin yeni sözleşme yapmadığı takdirde haklarında tahliye davası açacaklarını bildirmiştir. Kiralayan adına hareket eden alışveriş merkezi yönetimi, 23.08.2001 tarihli davalıya hitaben çekilen faks metninde yönetim tarafından davalıya alışveriş merkezinin açılış tarihi olarak 15.09.2001 tarihini belirledikleri ve dekorasyon çalışmalarının belirtilen bu tarihe kadar tamamlanması gerektiği bildirilmiştir. Sözleşmenin 3. maddesi ve 4. maddesinde düzenlenen koşullar ve davacı tarafından çekilen ihtarname ile yönetim tarafından çekilen faks içerisindeki kendilerini bağlayan ifadeler birlikte değerlendirildiğinde kira sözleşmesinin başlangıç tarihinin 15.09.2001 olduğunun kabulü gerekir. Kaldı ki hükme esas alınan ve taraflar arasında imzalandığı iddia edilen 26.11.2001 tarihli mağaza teslim formunda şirket kaşesi olmadığı gibi kiracı adına imzalayan Gültekin'in de o tarihte davalı şirketle bir ilgisi bulunmamaktadır. Bu durumda bu belgeye değer verilemez. Yukarıda yapılan açıklamalar ve dosyadaki bulgulara göre 05.12.2006 tarihinde açılan dava süresinde değildir. Mahkemece davanın reddine karar verilmesi gerekirken davanın kabulüne karar verilmesi doğru değildir.
Hüküm bu nedenle bozulmalıdır.
Sonuç: Yukarıda 2 no'lu bentte açıklanan nedenle hükmün BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine 20.11.2008 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy