(1086 S. K. m. 13, 23)
Dava: Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarda gün ve numarası yazılı ortaklığın giderilmesi davasına dair karar yasa yararına Cumhuriyet Savcısı tarafından süresi içerisinde temyiz edilmiş olmakla dosyadaki tüm kağıtlar okunarak gereği görüşülüp düşünüldü.
Dört parça taşınmazın paydaşlığının giderilmesine ait davanın yapılan yargılaması sonunda yerel mahkemece verilen ve Yargıtay'ca incelenmeksizin kesinleşmiş bulunan hükmün yasa yararına bozulması Adalet Bakanlığı'nın yazısı üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından istenilmekle dosyadaki bütün evraklar okunarak gereği görüşülüp düşünüldü.
Karar: Davacı alacaklı borçlu ortağın borcu sebebiyle yaptığı takip neticesi Alanya İcra Mahkemesinden aldığı yetkiye istinaden dava konusu 4 adet taşınmazdaki ortaklığın giderilmesini istemiştir. HUMK.nun 13. maddesi uyarınca gayrimenkule müteallik davalar gayrimenkulün bulunduğu mahal mahkemesinde, gayrimenkulün birden fazla olması halinde ise gayrimenkullerden birinin bulunduğu mahal mahkemesinde ikame olunur. HUMK.nun 13. maddesindeki düzenleme kamu düzenine ait olup kesindir ve bu konuda yetki sözleşmesi dahi yapılamaz. Somut olayda ortaklığın giderilmesine konu 4 adet taşınmazdan 3 adedinin Ankara'da 1 adedinin ise Silifke'de olduğu anlaşılmaktadır. Bu halde HUMK.nun 23. maddesi gereği mahkemenin resen yetkisizlik kararı vermesi gerekirken işin esasına girilerek dava konusu taşınmazların satılarak ortaklığının giderilmesine karar verilmesi doğru olmadığından Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, Adalet Bakanlığı'nın gösterdiği lüzum üzerine yasa yararına bozma isteğinin kabulü gerekmiştir.
Sonuç: Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının HUMK.nun 427/6. maddesine dayalı yasa yararına bozma isteğinin açıklanan sebeple kabulü ile hükmün sonuca etkili olmamak üzere bozulmasına ve gereği yapılmak üzere kararın bir örneği ile dosyanın Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilmesine, 03.03.2009 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy