(4721 S. K. m. 698) (1086 S. K. m. 427)
Dava: Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı paydaşlığın giderilmesi davasına dair karar Kanun Yararına tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
Bir parça taşınmazın paydaşlığının giderilmesine ilişkin davanın yapılan yargılaması sonunda yerel mahkemece verilen ve Yargıtay'ca incelenmeksizin kesinleşmiş bulunan hükmün kanun yararına bozulması Adalet Bakanlığı'nın yazısı üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından istenilmekle dosyadaki tüm evraklar okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Paydaşlığın giderilmesi davasını paydaşlardan biri veya bir kaçı diğer paydaşlara karşı açar. Davada bütün paydaşların yer alması zorunludur. Paydaşlardan veya ortaklardan birisinin ölmesi halinde alınacak mirasçılık belgesine göre mirasçılarının davaya katılmaları sağlanmalıdır. Bu şekilde taraf teşkili sağlandıktan sonra işin esasının incelenmesi gerekir. Dava konusu edilen ve satışına karar verilen taşınmazın paydaşlarından M. H. kızı A.'nin adresinin tespiti için Tapu Sicil Müdürlüğü'ne yazılan yazıya verilen cevapta adı geçenin ikamet adresinin bulunmadığının bildirildiği ve kimlik bilgileri konusunda herhangi bir bilgi verilmediği, ayrıca kolluk vasıtası ile yapılan araştırmada tapu paydaşı A. hakkında bir bilgiye ulaşılamadığı görülmüştür. Mahkemece adı geçen kişi hakkında ilanen tebligat yoluyla taraf teşkili sağlanmış ve hüküm de bu şekilde tebliğ edilmiştir. Tapuda açık kimliği bilinmeyen, uzun süreden beri bulunamayan veya oturduğu yer tesbit edilemeyen kişilerin mal varlıkları üzerindeki hazine yararının daha iyi korunmasını sağlamak üzere 3561 sayılı Mal Memurlarının Kayyım Tayin Edilmesine Dair Kanun gereğince mahallin en büyük mal memurunun kayyım atanması gerekir. Bu durumda mahkemece davacı tarafa adı geçen paydaşa 3561 sayılı Yasa uyarınca kayyım atanmasını sağlamak için dava açmak üzere süre verilmesi, atanan kayyım huzuruyla davaya devam olunması gerekirken bu husus gözardı edilerek yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olduğundan hükmün bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının HUMK. nun 427/6. maddesine dayalı kanun yararına bozma isteğinin açıklanan nedenle kabulü ile hükmün sonuca etkili olmamak üzere BOZULMASINA ve gereği yapılmak üzere kararın bir örneği ile dosyanın Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilmesine oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy