(6098 S. K. m. 352)
Dava: Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı tahliye davasına dair karar davacı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Karar: Uyuşmazlık, yazılı taahhüt nedeniyle kiralananın tahliyesine ilişkindir. Mahkeme, istemin reddine karar vermiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı vekili, davalının 1.4.2000 tarihinde yenilenen kira sözleşmesi ile kiracı olduğunu taşınmazı, 6.1.2004 düzenleme tarihli taahhütname ile 30.9.2006 tarihinde tahliye edeceğini taahhüt ettiği halde tahliye etmediğinden taahhüt nedeniyle kiralananın tahliyesini istemiştir. Davalı vekili, taraflar arasında yenilenen, 1.4.2000 başlangıç tarihli kira sözleşmesinin baskı altında düzenlendiğini, davada dayanılan taahhüdün, bu sözleşme ile birlikte tanzim ve taahhüt tarihleri boş olarak baskı altında verildiğini, taahhüdün tanzim ve tahliye tarihlerinin sonradan elle doldurulmuş olduğunu, taahhüdün geçerli olmadığını ve davanın reddini savunmuştur.
Davaya dayanak yapılan 6.1.2004 tanzim ve 30.9.2006 taahhüt tarihli tahliye taahhütnamesindeki imzanın davalıya ait olduğu tartışmasızdır. Nitekim davalı da yargılamada imzanın kendisine ait olduğunu kabul etmiştir. Mahkeme, davalının savunmasına değer verip, taahhüdün baskı altında tanzim ve tahliye tarihlerinin boş olarak alındığından söz ederek davanın reddine karar vermiştir. Taahhüdün tanzim ve tahliye tarihleri kısmının boş olarak düzenlenip davacıya verilmiş olduğu kabul edilse bile, kiracı davalı bu şekildeki boşa imza atmakla davacıya doldurma yetkisi vermiş olduğundan bunun sonucuna katlanmak zorundadır. Bu bakımdan tanzim ve taahhüt tarihlerinin sonradan doldurulmuş olmasının sonuca etkisi bulunmamaktadır. Kaldı ki, davalı taahhüdün taşınmazda kiracı iken ve yenilenen sözleşme ile birlikte verildiğini savunduğundan, artık taahhüdün baskı altında alındığından söz edilemez. Dairemizin Hukuk Genel Kurulu'nca da benimsenen yerleşmiş içtihatları da bu doğrultudadır. Bu durumda mahkemece, taahhütnamenin geçerli olduğunun kabulü ile kiralananın tahliyesine karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Hüküm, bu nedenle bozulmalıdır.
SONUÇ: Yukarıda, açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 18.02.2008 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)