(2004 S. K. m. 16, 269) (818 S. K. m. 260) (YHGK. 30.03.2005 T. 2005/6-190 E. 2005/220 K.) (YHGK. 28.09.2005 T. 2005/6-518 E. 2005/518 K.)
Dava ve Karar: İcra mahkemesince verilmiş bulunan karar, davacı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla dosyadaki bütün kâğıtlar okunup, gereği görüşülüp düşünüldü.
Davacı alacaklı tarafından davalı borçlular hakkında kira alacağının tahsili amacıyla tahliye istekli olarak başlatılan icra takibine itiraz edilmemesi ve yasal süre içinde ödeme yapılmaması üzerine davacı alacaklı icra mahkemesine başvurarak tahliye isteminde bulunmuştur. Mahkemece, ödeme emrini içerir tebligatın usulüne uygun olmaması ve reşit olmayan davalılar bakımından yapılacak takiplerin veli ya da vasilerine yöneltilmesi gerektiği kanaatine varılarak davanın reddine karar verilmesi üzerine karar, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1- Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, temyiz olunan kararda yazılı gerekçelere ve tahliye tarihinde henüz ergin olmayan davalılar Eyüp ve Sinem'in yasal olarak aynı meslek ve sanatı sürdüremeyecek olmaları nedeniyle kiracı sayılamayacaklarından haklarındaki davanın reddedilmesinde bir usulsüzlük olamamasına göre temyiz eden davacı alacaklının davalılar Eyüp ve Sinem'e yönelik temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Davalı Aysel'e yönelik temyiz itirazlarına gelince;
Davalı Aysel'e 13 Örnek ödeme emri 17.03.2007 tarihinde birlikte oturan Veysel'e yapılmıştır. Duruşmalara katılmayan davalı tebligatın usulsüzlüğünü icra mahkemesinde şikayet yoluyla ileri sürüp tebliğ tarihini düzelttirmediği gibi, süresinde de itirazda bulunmadığından takip kesinleşmiştir. İcra mahkemesi ödeme emrinin tebliğindeki usulsüzlüğü kendiliğinden nazara alamaz. YHGK'nun 30.03.2005 gün ve 2005/6-190-220 ve 28.09.2005 gün ve 2005/6-518-518 sayılı kararları da bu doğrultudadır. Kesinleşen takip üzerine yasal sürede ödemede bulunmadığından davalı borçlunun temerrüdü gerçekleşmiştir. Mahkemece, borçlunun takibe itiraz etmemesi ve kira borcunun ödendiğinin de kanıtlanamaması sebebiyle, davalı Aysel yönünden istemin kabulü ile anılan borçlunun kiralanandan tahliyesine karar vermek gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi isabetsiz olup bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Yukarıda 2 no'lu bentte açıklanan nedenlerle kararın BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz haremin temyiz edene iadesine, 02.02.2009 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy