(1086 S. K. m. 428)
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı tahliye davasına dair karar davalı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Uyuşmazlık, tahliye taahhüdü ve konut ihtiyacı nedeniyle kiralananın tahliyesine ilişkindir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmesi üzerine hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı, dava dilekçesinde, davalının 29.5.2008 tarihinde ....’tan satın aldığı gecekondu evinde kiracı olarak oturduğunu, kendisinin de kirada oturması nedeniyle taşınmaza konut olarak ihtiyacının bulunduğunu, ayrıca davalının verdiği taahhütnameye göre evi 5.10.2008 tarihinde boşaltması gerekirken tahliye etmediğini belirterek, davalının tahliyesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı, kendisinin söz konusu evde otuz yıldır oturduğunu, davacının bu evi başka birinden satın aldığını, dava konusu evin kendisine ait olmadığını, eşi ....’a annesinden kaldığını, evi ....’ın davacıya verdiğini, kendilerinin de geri almaya çalıştıklarını, dosya içinde bulunan taahhütname ve tutanaktaki imzanın kendisine ait olduğunu belirtmiştir.
Dava konusu edilen .... Beldesi 313 ada 3 parsel No’lu .... Caddesi No: 14 adresinde bulunan ve davalının kullanımında olan taşınmaz davacı tarafından 29.5.2008 tarihinde ....’tan satın alındıktan sonra davacı, 30.5.2008 tarihinde keşide ettiği ihtarname ile davalının herhangi bir kira ilişkisine dayanmaksızın taşınmazda fuzuli şagil olarak oturduğunu, taşınmaza kendisinin ihtiyacının bulunduğunu belirterek, üç gün içinde tahliye edilmesini istemiştir. İhtarname davalıya 10.6.2008 tarihinde tebliğ edilmiştir. Davacı peşi sıra 3.6.2008 tarihinde Mamak Kaymakamlığı’ndan 3091 Sayılı Kanun gereği fuzuli işgalci durumunda olan davalının taşınmaza müdahalesinin önlenmesini talep etmiş, muhakkik olarak atanan .... ve ....’ın 5.6.2008 tarihinde konunun araştırılması için taşınmaza gelmeleri üzerine ise taraflar anlaşarak davalı, taşınmazın 5.10.2008 tarihinde tahliye edileceğine taahhütname vermiştir. Davanın açılmasından sonra dahi davacı vekili 15.12.2008 havale tarihli dilekçesi ile müvekkilinin taşınmazı satın almasından sonra gönderilen ihtarnameye karşın davalının fuzuli işgalinde bulunan taşınmazı tahliye etmediğini, herhangi bir işgal tazminatı da ödemediğini belirtmiştir. Davalının savunmaları da taşınmazın eşine ait olduğuna ilişkin olup kiracı olduğuna yönelik değildir. Tüm bu beyanlardan taraflar arasında kiracılık ilişkisinin bulunmadığı anlaşılmaktadır. Kiracılık ilişkisinin olmadığı durumda ihtiyaç ya da tahliye taahhüdüne dayanılarak açılan davada tahliye kararı verilmesi mümkün değildir. Mahkemece bu nedenle davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmediğinden kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile HUMK.nun 428.maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 22.12.2009 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)