(6570 S. K. m. 7) (818 S. K. m. 251)
Dava: Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı tahliye davasına dair karar davalı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, dava dilekçesinde, davalının kiracı olduğu zemin kat, 6 ve 7 no'lu bağımsız bölümün 6570 Sayılı Yasanın 7/ç maddesi gereğince tahliyesini talep etmiştir. Mahkemece 6570 Sayılı Yasanın 7/ç maddesindeki koşullar oluştuğundan bahisle davanın kabulü ile kiralananın tahliyesine karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı tahliyesi istenilen kiralananın bulunduğu ana taşınmazın tamamını 17.03.2006 tarihinde ihale yoluyla satın almak suretiyle malikdir. Dava önceki malik Emek İnşaat A.Ş. ile davalı kiracı arasında düzenlenmiş kira sözleşmesine göre süresinde açılmıştır.
Uyuşmazlık 6570 Sayılı Yasanın 7/ç maddesine göre imar amaçlı esaslı tadilat nedenine dayalı tahliye istemine ilişkindir. 6570 Sayılı Yasanın 7/ç maddesinde açıkça ifade edildiği üzere bu maddeye dayalı olarak açılan davalarda tahliyeye karar verilebilmesi için yapılacak tadilatın imar amaçlı olması, esaslı işlerden bulunması, tadilat esnasında kiralananda ikamet etmenin mümkün olmaması ve projenin imarca onaylanmış bulunması zorunludur.
Davacı gerek dava dilekçesinin ekinde, gerekse yargılama aşamasında 6570 Sayılı Yasanın 7/ç maddesinde öngörülen nitelikte tadilat projesi sunamamıştır. Davacı tarafından tadilat projesi olarak adlandırılan proje yangın algılama ve söndürme projesidir. Çankaya Belediye Başkanlığı'nın 3.5.2007 tarihli karşılık yazısında dava konusu bağımsız bölümün bulunduğu ana taşınmazlarla ilgili olarak tadilat projesinin bulunmadığı sadece 07.02.2007 tarihli yangın algılama ve söndürme projesi mevcut olup, bu projenin onaylandığı ve ilgilisinin isteği üzerine 17.10.1959 tarihli mimari projesine eklendiği bildirilmiştir.
Davacı 13.02.2007 tarihinde onaylanmış yangın algılama ve söndürme projesini ibraz etmiş ve emsal dosyaların keşfinde bu proje uygulanmıştır. Hükme esas alınan 26.6.2007 tarihli bilirkişi kurulu raporunda yangın algılama projesinin uygulanabilmesi için öncelikle ana binada yapılan proje dışı tadilatların eski hale getirilmesi gerektiğine işaret olunarak bu durumda kiralananda oturmanın mümkün olamayacağından tahliyesi gerektiği görüşüne yer verilmiştir. Ancak yapılan tadilatların eski malik tarafından yapıldığı ve bu haliyle kiralanıp akdi ilişkinin sürdürüldüğü tartışmasızdır.
Davacı yeni malik yangın algılama projesini uygulatmak istemekle eski malik tarafından yapılan proje dışı imalat ve tadilatların eski hale getirilmesini sağlamak böylece tahliyeyi gerçekleştirmeyi amaçladığı anlaşılmaktadır.
Davacı 6570 Sayılı Yasanın 7/ç maddesinde ifade edildiği şekliyle yeni bir tadilat projesi sunamamıştır. Sözü edilen maddedeki tadilat projesi ana taşınmazda yapılması düşünülen imar amaçlı esaslı tadilat ve tamirata ilişkin projesidir. Başka bir anlatımla bu amaçla yeni bir projenin düzenlenip imarca onaylanması zorunludur. Oysa davacı yeni malikin amacı yangın algılama projesini uygulatmak istemekle eski malik tarafından yapılan proje dışı tadilatların ilk mimari projeye göre eski hale getirilmesi sağlamak, böylece tahliyeyi gerçekleştirmektir. Davacının dayandığı yangın algılama projesinin uygulanması Borçlar Kanununun 251. maddesi hükmü uyarınca geçici tahliyeyi gerektirir. Davacının buna ilişkin bir talebi yoktur. Bu durumda davanın reddi gerekirken, yazılı şekilde tahliyeye karar verilmesi doğru olmadığından hükmün bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile HUMK. nun 428. maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 27.03.2008 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy