(1086 S. K. m. 428) (6570 S. K. m. 7)
Dava: Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı tahliye davasına dair karar davacı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Dava, işyeri ihtiyacı nedeniyle tahliye istemine ilişkindir. Mahkemece istemin reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı vekili müvekkilinin 20.03.2006 tarihinde davalının kiracı olduğu işyerinin de bulunduğu binayı satın aldığını, davalının 01.08.1998 başlangıç tarihli sözleşme ile kiracı olduğu işyerine ihtiyacı olduğunu, kiralananın tam karşısında ticari faaliyetini kiracı olarak sürdürdüğünü, dört yabancı şirketin Türkiye dağıtıcılığını yaptığını, faaliyetlerini bu firmalar ile yürüttüğünü, iş hacmi gereğince fiziki yetersizliğin işlerini olumsuz etkilediğini, binanın da kullanım için alındığını, işin vasıf ve mahiyeti gereğince binanın cadde üzerindeki katlarına ve depolarına ihtiyacı olduğunu bildirerek tahliye isteminde bulunmuştur. Davalı vekili, davacının yeni malik sıfatıyla 23.03.2006 tarihinde yolladığı, ihtarnamede ihtiyaçtan bahsetmediğini, aradaki uyuşmazlığın kira bedelinden kaynaklandığını, ihtiyacın gerçek, samimi ve zorunlu olmadığını, binada boşaltılan yerler olduğunu davanın reddini savunmuştur.
6570 Sayılı Yasanın kapsamına giren bir taşınmazı iktisap eden kimse dilerse eski malik ile kiracı arasında yapılmış sözleşmeye dayanarak sözleşmenin sonunda, dilerse yasanın 7/d maddesinde öngörülen sürelerden yararlanarak ihtiyaç nedeniyle tahliye davası açabilir. Yeni malikin bu seçeneklerden hangisi yararına ise onu tercih etme hakkı vardır. İhtiyaç iddiasına dayalı davalarda tahliyeye karar verilebilmesi için ihtiyacın gerçek, samimi ve zorunlu olduğunun kanıtlanması gerekir.
Olayımıza gelince; davacı, dava konusu işyerinin bulunduğu binayı 20.03.2006 tarihinde iktisap etmiştir. Davalının bu yerde K1 ile yaptığı 01.08.1998 başlangıç tarihli ve bir yıl süreli sözleşme ile kiracı olduğu uyuşmazlık konusu değildir. Davacı 23.03.2006 keşide 24.03.2006 tebliğ tarihli ihtarname göndererek iktisabı davalıya bildirmiş, sözleşmeye göre de 31.08.2006 tarihinde yasal sürede işyeri ihtiyacı nedeniyle tahliye isteminde bulunmuştur. Davalının 20.03.2006 tarihli ihtarnamede ihtiyacı bildirilmemiş olması süresinde dava açmasına engel teşkil etmez.
İhtiyacın varlığına gelince; yargılama sırasında binanın zemin katları dışındaki katlarının davacı şirket tarafından tamirat ve tadilat yapılarak yenilendiği, bu katların ofis haline getirilerek kullanıldığı anlaşılmaktadır. Dava konusu işyerinin binanın zemin ve bodrum katında depolu dükkan olduğu, davacının elektronik sistemler üzerine çalıştığı, iş hacminin büyük olup, toptan ve perakende ticaret yaptığı, davaya konu binanın bulunduğu sokağın elektronikçiler sokağı olarak bilindiği, davacının da ürünlerini sergileme isteğinin doğal olduğu, ancak teşhir yerinin bulunmadığı, dava konusu dükkanın caddeye cephesinin 5 m. olduğu ve ön cephedeki bu işyerine ihtiyaç bulunduğu dosya içeriği ile anlaşılmıştır. Yine tüm binanın şirket tarafından kullanımı nedeniyle dava konusu dükkanın deposundaki bina içine geçiş olduğundan şirketin özel kullanım alanına müdahalede bulunulduğu da raporda yazılıdır. Tarafların kira parası konusunda görüşmeleri ve aralarında uyuşmazlık bulunması, ihtiyaçla doğrudan ilgili değildir. Belirtilen bu durumun, dosya kapsamı, tanık anlatımları ile bilirkişi raporuna göre davacı şirketin işyeri ihtiyacının gerçek, samimi ve zorunlu olduğu anlaşılmaktadır. Davanın bu nedenle kabulü yerine yazılı gerekçelerle ret kararı verilmesi doğru görülmediğinden hükmün bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile HUMK.nun 428. maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 17.04.2008 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)