(4721 S. K. m. 699) (1086 S. K. m. 569)
Dava: Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı paydaşlığın giderilmesi davasına dair karar davacılar ve davalılar vekili tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Uyuşmazlık, bir adet taşınmazın ortaklığının giderilmesi istemine ilişkindir. Mahkemece satış suretiyle ortaklığın giderilmesine karar verilmesi üzerine hüküm, davacılar ve davalılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacılar vekili dava dilekçesinde, müvekkillerinin paydaş oldukları dava konusu 198 Ada, 29 parsel üzerine ev yaptıklarını, mümkün olduğu takdirde aynen, olmadığı takdirde ise satılarak ortaklıklarının giderilmesini istemiştir. Cevap veren bir kısım davalılar vekili ise dava konusu taşınmaz üzerine davalıların kaçak yapı yaptıklarını, müdahalenin önlenmesi ve kal davası açıldığını sonucunun beklenmesini savunmuşlardır.
Paydaşlığın (ortaklığın) giderilmesi davaları paylı veya elbirliği mülkiyetine konu taşınır veya taşınmaz mallarda paydaşlar (ortaklar) arasında mevcut birlikte mülkiyet ilişkisini sona erdirip ferdi mülkiyete geçmeyi sağlayan iki taraflı taraflar için benzer sonuçlar doğuran davalardır.
Paydaşlığın (ortaklığın) giderilmesi davasını paydaşlardan (ortaklardan) biri veya bir kaçı diğer paydaşlara (ortaklara) karşı açar. HUMK. nun 569. maddesi hükmü uyarınca davada bütün paydaşların (ortakların) yer alması zorunludur. Paydaşlardan veya ortaklardan birisinin ölmesi halinde alınacak mirasçılık belgesine göre mirasçılarının davaya katılmaları sağlandıktan sonra işin esasının incelenmesi gerekir.
Olayımıza gelince;
Dava konusu edilen ve satışına karar verilen taşınmazın tapu kaydının incelenmesinde taraflardan başka Saffet Kurtulmuş, Tahsin Çalışkan, Şükrü Çalışkan, Ayşe Kahraman, Ergin Korkmaz, Sevginar Vatansever'in de paydaş oldukları halde davada yer almadıkları anlaşılmıştır. Adı geçenler sağ ise kendilerinin, ölü iseler alınacak mirasçılık belgelerine göre tüm mirasçılarının davaya katılmalarıyla taraf teşkili sağlanmadan hüküm kurulması, doğru görülmemiş, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre sair yönlerin şimdilik incelenmesine yer olmadığına, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 07.04.2008 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy